T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2012/2814
    Karar No: 2012/6089
    Karar Tarihi: 17.04.2012
    KİRALANANIN TAHLİYESİ VE KİRA ALACAĞININ TAHSİLİ İSTEMİ – KİRACININ SÖZLEŞMEDEN DOĞAN KİRA BEDELİNİ ÖDEME BORCUNUN
    DEVAM ETTİĞİ – TEMERRÜT NEDENİYLE TAHLİYE VE KİRA ALACAĞI HAKKINDA KARAR VERMEK GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
    ÖZET:
    Dava, temerrüt, kira sözleşmesine aykırılık ve fuzuli işgal sebebiyle kiralananın tahliyesi ve
    kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Kiracının sözleşmeden doğan kira bedelini ödeme borcu
    devam etmektedir. Davacının kiracı hakkında B.K.’nun 256/1 inci maddesi gereğince tahliye davasıyla
    birlikte B.K.’nun 260. maddesine dayalı tahliye ve kira alacağı davası açmasında bir usulsüzlük
    bulunmamaktadır. Açıklanan bu nedenlerle temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı hakkında bir
    karar vermek gerekirken, bu isteklerin de reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu
    nedenlerle bozulmalıdır.
    (818 S. K. m. 256, 260)
    Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye
    davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar
    okunup gereği görüşüldü:
    Dava, temerrüt, kira sözleşmesine aykırılık ve fuzuli işgal sebebiyle kiralananın tahliyesi ve kira
    alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı
    tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, davalılardan T. C.’ın, yazılı kira sözleşmesiyle kiraladığı kiralananı diğer davalı E. Ç.’ya,
    sözleşmenin 2 nci maddesindeki devir yasağına rağmen, devir ederek, akde aykırı davrandığı iddiasıyla
    kiralananın tahliyesini istemiştir. Fuzuli şagil E. Ç., kiralanan işyerin diğer davalı kiracıyla birlikte
    kiraladıklarını, işin başlangıcında ortak olduklarını, daha sonradan sözleşmeyi imzalayan davalı kiracı
    T.’in ayrılıp gittiğini ve kiracılık ilişkisinin kendisiyle devam ettiğini, kira paralarının kendi adına,
    davacının PTT Bank Hatay Şubesi hesabına ödendiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, 2010
    yılındaki kira parası ödemelerinin davalı E. Ç. tarafından yapıldığı ve davacının bu duruma ses
    çıkarmayarak, taraflar arasında üstü örtülü sözlü kira sözleşmesinin yapılmış olduğu kanaatiyle
    davanın reddine karar vermiştir.
    Davaya dayanak yazılı kira sözleşmesi 15.06.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, davacı
    kiralayanla davalılardan T. C. arasında düzenlenmiştir. Sözleşmenin hususi şartlar kısmının 2 nci
    maddesinde kiralanan başkasına devir edilemez, kısmen veya tamamen istifade hakkı tanınamaz,
    sözleşme devir veya ciro edilemez, ortak alınamaz şartı yer almaktadır. Bu şarta rağmen, kiralananın
    üçüncü kişiye devrinin geçerli olması için kiralayanın buna razı olması veya bu fiili duruma zımnen
    muvafakat etmesi ve bu durumun kiracı tarafından tanık vesair delillerle ispat edilmesi ve kiraya
    verenin de aksini ispata davet edilmesi, delillerin karşılıklı araştırılması ve değerlendirilmesi gerekir.
    Davalı E. Ç. tarafından sunulan vergi kayıtları ve ödeme belgeleri zımni muvafakatın varlığının ispatı
    için yeterli nitelikte delil mahiyetinde değildir. Bu husus maddi olay sayılacağından tanık dahil her
    türlü delille kanıtlanabilir. Bu durumda mahkemece, taraflardan yukarıda açıklanan hususlarla ilgili
    tüm delillerin dosyaya ibrazının istenerek toplanması ve sonucuna göre kira sözleşmesine aykırılık ve
    fuzuli işgal nedenine dayalı dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme ile bu
    istemlerin reddine karar verilmesi doğru değildir.

    Davacının dayandığı 15.06.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin kiracısı
    davalılardan T. C.’dır. Kira sözleşmesi tarafların ortak iradeleriyle veya mahkeme kararıyla sona
    erdirilmediği sürece geçerli olup halen yürürlüktedir. Yürürlükte olan bu sözleşme tarafları için
    bağlayıcı olduğu gibi taraflar sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmekle yükümlüdürler.
    Kiracının sözleşmeden doğan kira bedelini ödeme borcu devam etmektedir. Davacının kiracı hakkında
    B.K.’nun 256/1 inci maddesi gereğince tahliye davasıyla birlikte B.K.’nun 260. maddesine dayalı
    tahliye ve kira alacağı davası açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Açıklanan bu nedenlerle
    temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile bu
    isteklerin de reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
    Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı
    Kanunla eklenen geçici 3 üncü madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 inci maddesi uyarınca
    hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine,
    17.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir