
Sancaktepe Tanıma ve Tenfiz Davaları Avukatı
Tanıma ve tenfiz davası; yabancı mahkeme tarafından verilen kararların Türkiye’de hukuki geçerliliğe kavuşması için açılan dava türüdür. Yerel mahkemede açılan bu davada, yetkili hakim hukuki usul ve esaslara göre belgeleri inceler ve davaya konu olan yabancı mahkeme kararını önce tanır ve daha sonra tenfiz ederek uygulamaya koyar.
Tanıma Yabancı bir ülke mahkemesi tarafından, özel hukuk alanında verilmiş ve kesinleşmiş olan bir kararın diğer bir ülke egemenlik alanında kesin hüküm kuvvetinin kabul edilmesidir.
Tenfiz Davaları: Yabancı bir ülke mahkemesi tarafından verişmiş ve kesinleşmiş olan kararın, diğer bir ülke egemenlik alanında cebri icra kabiliyeti kazanmasıdır.
Tanıma tenfiz davalarının açılabilmesi için öncelikle taraflara tebliğ edilmiş, kesinleşmiş, yabancı mahkeme hükmü veya kararı olmalıdır. Hüküm yargılamadan elde edilen hukuki sonuç olup, davacı ve davalının taleplerine mahkemenin vermiş olduğu cevaptır.
1-Tanıma Tenfiz İçin Gerekli Belgeler
. Yurtdışında alınmış boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için gerekli belgeler;
. Yurtdışı mahkemesi tarafından verilen boşanma kararının asli
. Boşanma kararın kesinleşmiş olması ve apostille (özel tasdikname)
. Yeminli tercüman tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiş ve resmi kurumlar (Noter, Konsolosluk) tarafından tasdik edilmiş onaylı sureti
. Pasaport ve nüfus cüzdan fotokopisi
. Ayrıca Türkiye’de tanıma davası için avukata vereceğiniz noter tasdikli veya konsolosluktan resimli boşanma vekaletnamesi
Tanıma ve Tenfiz Davası Yargıtay Kararı
T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2002/10804
Karar No: 2002/11537
Karar Tarihi: 07.10.2002
BOŞANMA DAVASI – TENFİZ KARARI – TENFİZ VE TANIMA DAVALARININ ÇEKİŞMELİ DAVA OLDUĞU – KANUN YARARINA BOZMA
ÖZET: Yabancı mahkeme kararının tanınması, kararın Türk Mahkemelerinde kesin delil veya kesin
hüküm olarak kabulü sonucunu doğurmakta olup, (MÖHUK. m. 42) davacı vekili tarafından da
yabancı mahkeme kararının tanınması istenilmiş olmasına rağmen, Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 74. maddesi hükmüne aykırı olarak istek aşılarak tenfize karar verilmesi doğru
bulunmamıştır.
(1086 S. K. m. 73, 74) (2675 S. K. m. 34, 36, 38, 39, 42)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün
kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, 18.9.2000 tarihli dava dilekçesiyle M. E. Polat’ın eşi A. Polat’tan boşanmasına
dair Köln Hukuk Mahkemesince verilen kararın tanınmasını istediği, mahkemece sözü edilen kararın
tenfize karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Tenfiz ve tanıma davaları çekişmeli yargı işidir.
2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 34, 36, 38, 39. maddeleri
uyarınca, diğer eşe husumet yöneltilmesi, tanıma talebini içeren dilekçenin, usulen duruşma günü ile
birlikte karşı tarafa tebliğ edilmesi, duruşma gününde de basit yargılama usulü hükümlerine göre
incelenerek karara bağlanması gerekmektedir.
Mahkemece hasımsız olarak açılan davanın taraf teşkili yapılmaksızın, duruşma açılarak, karşı tarafa
savunma imkanı sağlanmadan (HUMK. m. 73) kabulü usul ve yasa hükümlerine aykırıdır.
Diğer taraftan, yabancı mahkeme kararının tanınması, kararın Türk Mahkemelerinde kesin delil veya
kesin hüküm olarak kabulü sonucunu doğurmakta olup, (MÖHUK. m. 42) davacı vekili tarafından da
yabancı mahkeme kararının tanınması istenilmiş olmasına rağmen, Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 74. maddesi hükmüne aykırı olarak istek aşılarak tenfize karar verilmesi doğru
bulunmamıştır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6.
maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili
olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.