T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2022/4760
    Karar No: 2022/6371
    Karar Tarihi: 12.09.2022
    HAKEM HEYETİ KARARINA İTİRAZ DAVASI – WELLNESS FİRMASININ İŞLETENİ OLUP OLMADIĞI HUSUSU ARAŞTIRILARAK HUSUMET DÜŞÜP DÜŞMEDİĞİ DEĞERLENDİRİLECEĞİ – DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMİŞ OLMASI USUL VE YASAYA AYKIRI OLDUĞU – KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN KABULÜ
    ÖZET: Mahkemece, yukarıda yer alan açıklamalara göre davacı olarak … Hotel Convention Termal
    SPA Wellness firmasının işleteni olup olmadığı hususu gerekli yerlerden araştırılarak husumet düşüp
    düşmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın
    reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen
    kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekir.
    (6100 S. K. m. 116, 363) (1086 S. K. m. 187)
    Dava: Taraflar arasındaki hakem heyeti kararına itiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması
    neticesinde davanın reddine dair kesin olarak verilen hükmün Adalet Bakanlığınca kanun yararına
    bozulması istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki
    kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Karar: Davacı, Kızılcahamam’da otel işletmecisi olduğunu, otel dahilinde devre mülk bulunmadığım,
    devre mülk yönetiminin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğunu, hakem heyetine sunulan dilekçe ile bu
    hususun anlatılmasına rağmen hiç bir değerlendirme yapılmaksızın husumet tarafının davacı şirket
    olarak kabul görmesi ve karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın tüketici olmadığını,
    davalının devre mülk maliki olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre yıldat ödemekle
    yükümlü olduğunu, yıldat borcunun gayrimenkulün aynından kaynaklanan bir borç olduğunu, malikin
    kullanmasa dahi aidat-yıldat giderlerini ödemekle yükümlü olduğunu, hakem heyetince davalının
    talebinin kabulü ile şirketten almadığı hizmetin karşılığında ödemek zorunda kalacağı 947,00-TL
    yıldat bedelinin iptaline karar verildiğini, kararın haksız ve mesnetsiz olduğunu, hakem heyeti
    tarafından gerekli inceleme yapılmaksızın şirket aleyhine usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar
    alındığını beyan ederek, Kahramankazan İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 09/04/2021 tarih ve
    023820210000176 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, … Hotel bünyesinde devre mülk sahibi olduğunu, 15 gün devre tatil kullanım hakkını salgın
    sebebi ile kullanamadığım, hizmetten yararlanmaması sebebi ile hakem heyetine başvuru yaptığını,
    hakem heyetinin talebinin kabulüne karar verdiğini, davalının husumet itirazının yerinde olmadığını, …
    Hotel’in devre mülkte tapu sahibi olduğunu, aynı kullanım alanı içinde olan tesiste kendisi tarafından
    otel ve devre mülk işletmesinin ayrı kişilerce yönetildiğini bilmesinin söz konusu olmadığını, devre
    mülk hakkından yararlanması sebebi ile tüketici olduğunun açık olduğunu, 2020 yılı döneminde devre
    mülkten hiç faydalanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, dava konusu olan uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığı, davalının … Hotel
    Convention Termal Spa Wellness otelinde devre mülk sahibi olduğu, bu otelde 15 gün devre tatil
    hakkının bulunduğu, davalının 2020 yılında pandemi nedeni ile devre tatil hakkım kullanmadığı,
    davacı tarafın dava konusu olan hakem heyeti kararında şikayet edilen ve hakkında karar verilen …
    Hotel Convention Termal SPA Wellness firması ile bu dosyada davacı olan şirket arasındaki hukuki

T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2022/4760
    Karar No: 2022/6371
    Karar Tarihi: 12.09.2022
    HAKEM HEYETİ KARARINA İTİRAZ DAVASI – WELLNESS FİRMASININ
    İŞLETENİ OLUP OLMADIĞI HUSUSU ARAŞTIRILARAK HUSUMET DÜŞÜP
    DÜŞMEDİĞİ DEĞERLENDİRİLECEĞİ – DAVANIN REDDİNE KARAR
    VERİLMİŞ OLMASI USUL VE YASAYA AYKIRI OLDUĞU – KANUN
    YARARINA BOZMA TALEBİNİN KABULÜ
    ÖZET: Mahkemece, yukarıda yer alan açıklamalara göre davacı olarak … Hotel Convention Termal
    SPA Wellness firmasının işleteni olup olmadığı hususu gerekli yerlerden araştırılarak husumet düşüp
    düşmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın
    reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen
    kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekir.
    (6100 S. K. m. 116, 363) (1086 S. K. m. 187)
    Dava: Taraflar arasındaki hakem heyeti kararına itiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması
    neticesinde davanın reddine dair kesin olarak verilen hükmün Adalet Bakanlığınca kanun yararına
    bozulması istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki
    kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Karar: Davacı, Kızılcahamam’da otel işletmecisi olduğunu, otel dahilinde devre mülk bulunmadığım,
    devre mülk yönetiminin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğunu, hakem heyetine sunulan dilekçe ile bu
    hususun anlatılmasına rağmen hiç bir değerlendirme yapılmaksızın husumet tarafının davacı şirket
    olarak kabul görmesi ve karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın tüketici olmadığını,
    davalının devre mülk maliki olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre yıldat ödemekle
    yükümlü olduğunu, yıldat borcunun gayrimenkulün aynından kaynaklanan bir borç olduğunu, malikin
    kullanmasa dahi aidat-yıldat giderlerini ödemekle yükümlü olduğunu, hakem heyetince davalının
    talebinin kabulü ile şirketten almadığı hizmetin karşılığında ödemek zorunda kalacağı 947,00-TL
    yıldat bedelinin iptaline karar verildiğini, kararın haksız ve mesnetsiz olduğunu, hakem heyeti
    tarafından gerekli inceleme yapılmaksızın şirket aleyhine usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar
    alındığını beyan ederek, Kahramankazan İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 09/04/2021 tarih ve
    023820210000176 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, … Hotel bünyesinde devre mülk sahibi olduğunu, 15 gün devre tatil kullanım hakkını salgın
    sebebi ile kullanamadığım, hizmetten yararlanmaması sebebi ile hakem heyetine başvuru yaptığını,
    hakem heyetinin talebinin kabulüne karar verdiğini, davalının husumet itirazının yerinde olmadığını, …
    Hotel’in devre mülkte tapu sahibi olduğunu, aynı kullanım alanı içinde olan tesiste kendisi tarafından
    otel ve devre mülk işletmesinin ayrı kişilerce yönetildiğini bilmesinin söz konusu olmadığını, devre
    mülk hakkından yararlanması sebebi ile tüketici olduğunun açık olduğunu, 2020 yılı döneminde devre
    mülkten hiç faydalanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, dava konusu olan uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığı, davalının … Hotel
    Convention Termal Spa Wellness otelinde devre mülk sahibi olduğu, bu otelde 15 gün devre tatil
    hakkının bulunduğu, davalının 2020 yılında pandemi nedeni ile devre tatil hakkım kullanmadığı,
    davacı tarafın dava konusu olan hakem heyeti kararında şikayet edilen ve hakkında karar verilen …
    Hotel Convention Termal SPA Wellness firması ile bu dosyada davacı olan şirket arasındaki hukuki

davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var
olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir. Taraf sıfatı
(husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın
doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek
kalmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur.
Somut olayda; tüketici hakem heyeti dosyasında şikayet edilen olarak … Hotel Convention Termal
SPA Wellness firmasının gösterildiği, ancak parantez içerisinde davacı şirketin yazıldığı, söz konusu
otelin işletmecisinin davacının olup olmadığı konusunda Ticaret Sicil Gazetesinden araştırılmadan ve
husumet konusunda gerekli inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, yukarıda yer alan açıklamalara göre davacı olarak … Hotel Convention Termal
SPA Wellness firmasının işleteni olup olmadığı hususu gerekli yerlerden araştırılarak husumet düşüp
düşmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın
reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen
kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebinin kabulü ile
kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin üçüncü
fıkrası uyarınca gereği yapılmak üzere bozma kararının bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet
Bakanlığına gönderilmesine, 12.09.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir