İstanbul Kamulaştırma Avukatı; devletin(idarenin) kamu yani halk yararına olarak belli bir taşınmazı, bedelini piyasa değerleri üzerinden veya piyasa değerlerine yakın olarak hesaplayarak taşınmaz sahibi veya sahiplerine bedelini ödemek koşuluyla mülkiyetine alması işlemidir. Bu işlem yalnızca mülkiyeti özel kişilere ait taşınmazlara dair yapılabilmektedir. Kamulaştırma eski ismi ile istimlak davalarının avukat ile yönetilmesi şarttır.
Bu işlem kamu yararına uygun değilse herhangi bir fayda amacı taşımıyorsa, kamulaştırılan taşınmaza ilgili proje yapılamayacak veya yapılmayacaksa bu kamulaştırma işlemi iptal edilebilir. Bu kapsamda bedeli ödense bile öncelikle kamulaştırma işleminin bir hukuki ve bir fiili yarar ve bir faydaya hizmet etmesi esas amaçtır. Bunun dışındaki tüm hallerde bu kamulaştırma işlemi iptal edilebilir. Veya konu hakkında yargılama sürecine geçirebilir.
İstanbul Kamulaştırma Avukatı olarak ekibimizle uzman Avukatlarımızdan oluşan ekibimizle hizmet vermekteyiz..
İletişim için.. https://www.selverakkoyunkorkmaz.av.tr/iletisim/
- El atmanın önlenmesi
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesi
- Kamulaştırma bedelinin tespit davası
- Kamulaştırmasız el atma davası
- Muvazaa davası
- Şufa davası
- Muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası
- Eşler arasında adi ortaklık ilişkisi
- Muris muvazaası
- Geçersiz sözleşme ile ödenen paranın iade edilmesi
- İzale-i şüyu
- Şufalı pay satışının tapuda az ya da fazla gösterilmesi
- T.C.
- YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/12483
Karar No: 2023/833
Karar Tarihi: 26.01.2023
KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ DAVASI – TANZİM EDİLEN DAVA TARİHİ İLE AYNI YILA AİT RAPORDA YIPRANMA ORANININ ESAS
ALINDIĞI TESPİT EDİLMİŞ OLUP BİLİRKİŞİ RAPORUNDAKİ DEĞERLENDİRME İLE ÇELİŞKİ OLUŞTURAN BİR DURUMUN OLUŞMADIĞI HÜKMÜN ONANMASI
ÖZET: Dava konusu 13227 ada 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapı için davacı idare
tarafından oluşturulan kıymet takdir komisyonunca tanzim edilen dava tarihi ile aynı yıla ait raporda %
32 oranında yıpranma oranının esas alındığı tespit edilmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporundaki
değerlendirme ile çelişki oluşturan bir durumun oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Temyizen incelenen
karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması
gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat
kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri
sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(2942 S. K. m. 10, 11) (6100 S. K. m. 369, 370, 371)
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı
Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın
davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın
kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare
vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece
Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer
usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, … ilçesi, … Bağları Mahallesi 13227 ada 30 ve
49 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili
idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu
raporunda düşük hesaplandığını, bu nedenle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığını belirterek,
taşınmazın piyasa rayiç değerinin araştırılarak buna göre karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /3
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve
kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu
kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri - Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan yapının 50
yaşında olduğunu, yıpranma oranının en az % 50 olarak uygulanması gerektiğini, dava konusu
taşınmaz için hedeflenen birim değerine ulaşmak yönünde rapor tanzim edildiğini, bu nedenle raporun
kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür. - Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin emsallerine
göre düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza
emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin
hükümlerine aykırılık teşkil etmediği ve üzerindeki yapının değerinin Çevre, Şehircilik ve İklim
Değişikliği Bakanlığının yayımladığı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğe göre tespit
edilmesinin yöntem itibarıyla uygun olduğu belirtilerek, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun
davacı idare yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulü ile aynı bölgedeki kamulaştırma
davalarında belirlenen metrekare birim bedelleri dikkate alınarak tespit edilen metrekare birim bedeli
yönünden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri - Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar
etmiştir. - Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük
olduğunu, emsal alınan taşınmazın emsal olma niteliğine sahip olmadığını, değer tespiti yapılırken
dava tarihi yerine kıymet takdirinin yapıldığı tarihin esas alındığını, ülke genelinde gayrimenkul
fiyatlarında meydana gelen aşırı değerlenmenin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe - Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /3
istemine ilişkindir. - İlgili Hukuk
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. - 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci
fıkraları. - Değerlendirme
- Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci
maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. - Arsa niteliğindeki Konya ili, … ilçesi, … Bağları Mahallesi 13227 ada 30 ve 49 parsel sayılı
taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca
emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un
11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı
düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden
davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. - Dava konusu 13227 ada 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapı için davacı idare tarafından
oluşturulan kıymet takdir komisyonunca tanzim edilen dava tarihi ile aynı yıla ait raporda % 32
oranında yıpranma oranının esas alındığı tespit edilmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporundaki
değerlendirme ile çelişki oluşturan bir durumun oluşmadığı sonucuna varılmıştır. - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava
şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun
olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte
görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge
Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,26.01.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.