T.C.
SAYIŞTAY
. Sayıştay Temyiz Kurulu
Karar No: 2011/32731
Karar Tarihi: 18-01-2011
TAZMİN KARARININ TEMYİZEN İNCELENMESİ İSTEMİ – BELEDİYELERİN BORÇLANABİLECEKLERİ KONULARIN YASADA BELİRLENDİĞİ – YASADA
BELİRTİLENLER DIŞINDA BORÇLANMANIN MÜMKÜN OLMADIĞI – TAZMİN KARARININ ONANMASI GEREKTİĞİ
ÖZET: Belediyeler, Kamu Finansmanı ve Borç yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun
kapsamında yatırım programlarında yer alan projelerin finansmanı amacıyla dış borçlanma, İller
Bankası’ndan yatırım kredisi ve nakit kredi kullanma şeklinde borçlanma ve yatırım programlarında
yer alan projelerin finansmanı için ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tahvil ihracı yolu ile borçlanma
yapabilmektedirler. Bunlar dışında borçlanma mümkün değildir ve belediyenin cari hesap şeklinde kısa
vadeli borçlanmasına izin veren bir düzenleme bulunmamaktadır. Genel bir yetki devri ile yasada yer
almayan bir usulle borçlanılması mümkün değildir. Tazmin kararının onanması gerekir.
(1580 S. K. m. 19, 70) (5393 S. K. m. 15, 18, 68)
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve duruşma talebinde bulunan dilekçi
..’nın vekili avukat
.. ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
892 sayılı ilamın 30’uncu maddesinde, Belediyenin
.. Özel Finans Kurumu ile 2004 yılında
.. YTL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığı, 6.10.2005 tarihinde kredi limitinin
.. YTL.’ye çıkarıldığı, 2006 yılında toplam
.. YTL tutarındaki kredi nedeniyle kar payı/faiz ve diğer masraflar olarak
.. YTL ödenmesi nedeniyle tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı
Belediye Kanununun “Meclisin müzakere edeceği ve karar vereceği işler” başlıklı 70. maddesinin 5.
bendinde “ikrazlar istikrazlar” denilerek meclisin borç alıp verme işlerini müzakere edip karara
bağlamakla görevli olduğunun belirtildiğini, Aynı Kanunun 19/6 maddesinin belediyeleri belediye
hizmetlerinin ifası zımnında şahsi hükmü sıfatıyla borç alıp vermeye yetkili kıldığını, Anılan Kanunun
yukarıdaki maddelerinde, yapılacak borçlanmanın konusu, miktarı ve geri ödeme yöntemleri hakkında
herhangi bir kısıtlayıcı hükme yer verilmediğini, Kredi Limit Artırım Sözleşmesinin imzalandığı
tarihte yürürlükte bulunan 5393 sayılı Belediye Kanununun ‘borçlanma’ başlıklı 68. maddesinde;
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /4
“Belediye, görev ve hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla aşağıda belirtilen usul ve
esaslara göre borçlanma yapabilir ve tahvil ihraç edebilir: d) Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların
sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketlerin, faiz dâhil iç ve dış borç stok tutarı,
en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek
yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz.. ” hükmü yer aldığını,
Aynı Kanunun 15. maddesinde belediyelerin yetkileri arasında ‘Borç almak, bağış kabul etmek’ de
sayıldığını, 18. madde ile Borçlanmaya karar vermenin meclis yetkisine verildiğini, bu çerçevede
konunun Belediye Meclisinde görüşülüp 11.2.2005 tarih ve 446 sayılı meclis kararıyla banka ve özel
finans kurumlarından kullanılacak krediler ile ilgili sözleşme imzalama ve ödeme şartları konusunda
gerekli yetki alındığını, tüm bu düzenlemelerde belediyelerin borçlanma şekline ilişkin bir açıklamaya
yer verilmediğini, belediyelerin açık hesap şeklinde kısa vadeli borçlanma yapamayacakları şeklinde
kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığını, öte yandan Belediyenin borç toplamı gelirlerinin %10 unu da
aşmadığını, denetçinin belediyelerin ancak bir proje karşılığı uzun vadeli borçlanabileceklerini
belirttiğini, Belediyenin dış borçlanma veya bir tahvil ihracında bulunmadığını, söz konusu
borçlanmanın tamamen yatırım hizmetlerinin hızlandırılması amacı ile kullanıldığını;
.. Belediyesi Halk Sarayı,
.. geneli asfalt ve bordür yapımı, muhtelif parkların yapılması, mahalle konaklarının yapımı, Belediye
ve vatandaşların işbirliğiyle yapılan okulların tamamlanması gibi yatırım işlerini aksatmamak ve bir an
önce hizmete sunmak amacıyla kredi kullanıldığını, Belediyenin hesap iş ve işlemlerinde 2005 yılında
Taahhütler Hesabı ve Taahhütlerden Alacaklar Hesabı çalıştırılmadığından Müdürlüğe intikal eden
müteahhit, cari ve kamulaştırmadan ötürü tahakkuk etmiş alacak miktarlarının kayıtlarda
görülmediğini, Müdürlüğe intikal eden tahakkukların geliş tarihlerine göre bir sıralama yapılarak
ödeme yapıldığı tarihte kayıt işlemleri yapıldığını, 2005 yılı kayıtlarına bakıldığında yukarıda
belirtildiği üzere taahhüt hesaplarında kayıt dışı kalmış alacakların işleme konulmadığından ötürü
banka mevcutlarında artı bakiye görüldüğünü, oysa ki, süregelen yıllardan bu yana ödemelerin
Müdürlüğe intikal ettiği tarihten itibaren ancak ortalama dört-beş ay sonra hak sahiplerine ödeme
yapılabildiğini, tüm bu nedenlerle Belediyenin daha çok zamanla sınırlı ihtiyaç duyduğu bazı projelerin
finansmanında bir sıkıntı ile karşılaşmamak için bir kredi sözleşmesi imzaladığını, Ayrıca borçlanma
öncesi
.. Bank ve
.. Bank nezdinde faiz oranları ile ilgili araştırma yapılarak daha avantajlı teklif sunan finans
kurumunun tercih edildiğini, kısacası Belediyenin, görev ve hizmetlerinin gerektirdiği giderleri
karşılamak amacıyla borçlanma yoluna gittiğini, bir kamu zararından bahsedebilmek için Belediyenin
borçlanmaması durumunda katlanmak zorunda kalacağı maddi ve manevi maliyetin öncelikle
hesaplanabilmesi buna göre bir durum tespiti yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğini, yapılan
ödemeler mevzuata uygun olduğundan dairenin kararının temyizen incelenerek bozulmasına karar
verilmesini talep etmektedir.
Açık hesap şeklinde kullanılması öngörülen Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı 2004 yılında
yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 70’inci maddesinde ikraz ve istikrazlara Belediye
Meclisince karar verileceği belirtilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 68 inci maddesinde, “Belediye görev ve hizmetinin gerektirdiği
giderleri karşılamak amacıyla aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre borçlanma yapabilir ve tahvil
ihraç edebilir.
a) Dış borçlanma, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun
hükümleri çerçevesinde sadece belediyenin yatırım programında yer alan projelerinin finansmanı
amacıyla yapılabilir.
b) İller Bankasından yatırım kredisi ve nakit kredi kullanan belediye, ödeme planını bu bankaya
sunmak zorundadır. İller Bankası hazırlanan geri ödeme planını yeterli görmediği belediyenin kredi
isteklerini reddeder.
c) Tahvil ihracı, yatırım programında yer alan projelerin finansmanı için ilgili mevzuat hükümleri
uyarınca yapılır.
d) Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları
şirketlerin, faiz dahil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı
Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz. Bu
miktar Büyükşehir belediyeleri için bir buçuk kat olarak uygulanır.
e) Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları
şirketler, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek
yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen iç
borçlanmayı belediye meclisinin kararı; yüzde onunu geçen iç borçlanma için ise meclis üye tam
sayısının salt çoğunluğunun kararı ve İçişleri Bakanlığının onayı ile yapabilir.
f) Belediyelerin ileri teknoloji ve büyük tutarda maddi kaynak gerektiren alt yapı yatırımlarında Devlet
Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kabul edilen projeleri için
yapılacak borçlanmalar (d) bendindeki miktarın hesaplanmasında dikkate alınmaz. Dış kaynak
gerektiren projelerde Hazine Müsteşarlığının görüşü alınır.
Yukarıda belirtilen usul ve esaslara aykırı olarak borçlanan belediye yetkilileri hakkında, fiilleri daha
ağır bir cezayı gerektirmeyen durumlarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun görevi kötüye kullanmaya
ilişkin hükümleri uygulanır.
Belediye, varlık ve yükümlülüklerinin ayrıntılı bir şekilde yer aldığı mali tablolarını üçer aylık
dönemler halinde İçişleri Bakanlığına, Maliye Bakanlığına, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına
ve Hazine Müsteşarlığına gönderir.” denilmektedir.
Yukarıda anılan hükme göre belediyeler;
- 4749 sayılı Kanun kapsamında yatırım programlarında yer alan projelerin finansmanı amacıyla dış
borçlanma, - İller Bankasından yatırım kredisi ve nakit kredi kullanma şeklinde borçlanma,
- Yatırım programlarında yer alan projelerin finansmanı için ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tahvil
ihracı yolu ile borçlanma yapabilmektedirler.
Anılan kanun maddesinde belirtilen borçlanmalar dışında borçlanma mümkün değildir ve belediyenin
cari hesap şeklinde kısa vadeli borçlanmasına izin veren bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dilekçi 11.2.2005 tarih ve 446 sayılı meclis kararıyla banka ve özel finans kurumlarından kullanılacak
krediler ile ilgili sözleşme imzalama ve ödeme şartları konusunda gerekli yetki alındığını belirtmekte
ise de, genel bir yetki devri ile gerek 1580 sayılı kanun, gerek 5393 sayılı kanunun 68’inci maddesinde
yer almayan bir usulle borçlanılması mümkün değildir.
Açıklanılan nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 766 sayılı ilamın 30’uncu maddesiyle toplam
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 3 /4
.. YTL.’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildi.