DOLANDIRICILIK SUÇU – SANIK SAVUNMASINA VE İSTİNAF DİLEKÇESİNE GÖRE SUÇ TARİHİNDE MOTOSİKLETİN SATILMASI İLE İLGİLİ OLARAK MAĞAZA ÇALIŞANLARININ TESPİTİ İLE TANIK SIFATIYLA İFADELERİNİN ALINMAYARAK MADDİ GERÇEK TÜMYÖNLERİYLE ORTAYA ÇIKARTILMADAN KARAR VERİLMESİNİN HUKUKA AYKIRI OLDUĞU – İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ
ÖZET: Motosikletin motor numarasının orjinal “….” olduğu ve bir sahteciliğin yapılmadığı, dosyada
bulunan faturalara göre motosikletin gerçek şasi numarasının “….” olduğu, Dosya kapsamında suça
konu motosikletin tescil kaydının bulunup bulunmadığı yönünde bir bilgi olmadığı anlaşılmakla; tespit
edilebilen kayıtlara göre üretici veya ithalatçı firmadan da araştırılmak suretiyle aracın orijinal
bilgilerinin, menşeinin belirlenmeye çalışılması, tescil kaydı bulunan bir araç olduğunun tespiti halinde
sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinde düzenlenen resmî belgeyi bozmak, yok
etmek veya gizlemek suçunu, trafiğe kayıtlı olmaması hâlinde ise aynı Kanun’un 208 inci maddesinde
düzenlenen özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu oluşturabileceği gözetilmeden suç
vasfının tayinine yönelik eksik araştırma ile hüküm kurulması, sanık savunmasına ve istinaf
dilekçesine göre suç tarihinde motosikletin satılması ile ilgili olarak mağaza çalışanlarının tespiti ile
tanık sıfatıyla ifadelerinin alınmayarak maddi gerçek tüm yönleriyle ortaya çıkartılmadan karar
verilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.
(7201 S. K. m. 13, 17) (5271 S. K. m. 34, 231, 232, 253, 254, 280, 284, 286) (5237 S. K. m. 157, 204,
205, 208) (5275 S. K. m. 106) (11. CD 22.01.2020 T. 2018/2220 E. 2020/592 K.)
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelenip
görüşüldü, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Sanık adına çıkartılan tebligat parçasına posta görevlisince “tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında
adresinde bulunmaması” hususu yazılmış olup Tebligat Kanunu 13. maddesinin “Hükmi şahıslar
namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde
bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır
bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” hükmüne göre muhatap sanık olduğu halde
posta görevlisince tüzel kişiye tebligata dair usulün uygulandığı ve sanığın aynı Kanunun 17.
maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlerden de olmadığı
anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin 07/05/2024 tarihli Ek Kararı yerinde olmadığından ve ayrıca
5271 sayılı CMK’nin 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca kanun yollarına başvurulmadığı
takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi
karşısında, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararda 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesi gereğince
kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin bildirilmediği anlaşılmakla sanığın
istinaf isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı tarafından 27/03/2023 günü Boztepe İlçesi Hatunoğlu köyünde
ikamet eden ….’un kullandığı kırmızı renkte plakasız Yuki marka motosikletin durdurulduğu, yapılan
şase numarası sorgulamasında Düzce ilinde ikamet eden … isimli şahsa ait olduğunun tespit edildiği,
…isimli şahıs ile yapılan görüşmede aynı seri numara ve aynı özellikte kendisine ait motorsikletin

olduğunu yaklaşık 4-6 yıldır kullanmadığını, trafikten men olduğu, 05/07/2012 yılında Düzce ilinde
bulunan Yuki Motor Bölge bayisinden satın aldığını, bayinin şuan faaliyette olmadığını, kapatıldığını
beyan ettiği, müşteki ….’un alınan beyanında bahse konu motosikleti 4 yıl önce Kırşehir ilinde bulunan
….Motosiklet isimli ikinci el alım satım yapan …. isimli şahıstan 5000 TL karşılığında satın aldığını
beyan ettiği bunun üzerine sanık …’nın alınan savunmasında ….isimli şahsı tanımadığını motorsiklet
satmadığını, bahse konu motor ile hiçbir ilgisinin olmadığını, hukuksuz işlem yapmadığını üzerine atılı
suçu kabul etmediğine dair beyanda bulunduğu, ancak katılanın beyanında motosiklet ücretinin 2000
TL lik kısmını elden verdiğini ancak 3000 TL lik kısmını Ziraat bankası üzerinden 01/06/2021
tarihinde MKT Motor Kırşehir Firması adına çektirdiğini ve buna dair dekontu ibraz ettiği, Jandarma
Uzmanlık Raporuna göre … marka motorsikletin gidonunun sağ yan yüzeyinde şase numarasının
bulunduğu bölgede fizikisel müdahale (kazıma/boyama) yapıldığının tespit edildiği, bu haliyle sanığın
üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik( TCK 204/1) ve Dolandırıcılık (TCK 157/1) suçlarını işlediği
iddiasıyla 14/07/2023 tarihinde kamu davası açıldığı,
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22/01/2020 tarih 2018/2220Esas,2020/592 Karar sayılı ilamı ve bir çok
içtihat ile uygulamaya göre; 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı
tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin
üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup,
anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama
girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin
uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik
suçu mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunu ise Katılana karşı işlediği, dolayısıyla sanığa
isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçu ile dolandırıcılık suçunun mağdurlarının farklı olduğu
anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık
suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe
giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri
gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun
değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin yargılamayı yapan
hakime ait olması ve dosyada mevcut 06/04/2023 tarihli uzmanlık raporunda da, suça konu şasi
numarası değişikliğinin aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığı hususunda herhangi bir
değerlendirmeye yer verilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında, şasi numarasındaki sahteciliğin
aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının, bir bilirkişi katılımı ile yapılacak keşif sonucunda
özellikleri tutanağa yazılarak belirlenmesi ve gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden
eksik inceleme ile karar verilmesi,
Motosikletin motor numarasının orjinal “….” olduğu ve bir sahteciliğin yapılmadığı, dosyada bulunan
faturalara göre motosikletin gerçek şasi numarasının “….” olduğu, Dosya kapsamında suça konu
motosikletin tescil kaydının bulunup bulunmadığı yönünde bir bilgi olmadığı anlaşılmakla; tespit
edilebilen kayıtlara göre üretici veya ithalatçı firmadan da araştırılmak suretiyle aracın orijinal
bilgilerinin, menşeinin belirlenmeye çalışılması, tescil kaydı bulunan bir araç olduğunun tespiti halinde
sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinde düzenlenen resmî belgeyi bozmak, yok
etmek veya gizlemek suçunu, trafiğe kayıtlı olmaması hâlinde ise aynı Kanun’un 208 inci maddesinde
düzenlenen özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu oluşturabileceği gözetilmeden suç
vasfının tayinine yönelik eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Sanık savunmasına ve istinaf dilekçesine göre suç tarihinde motosikletin satılması ile ilgili olarak
mağaza çalışanlarının tespiti ile tanık sıfatıyla ifadelerinin alınmayarak maddi gerçek tüm yönleriyle
ortaya çıkartılmadan karar verilmesi,
Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı
maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un
81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse
çevrileceğine karar verilmesi,

Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında motosikletin satın alınıp ücretinin ödendiği tarih olan
“01/06/2021” yerine “27/03/2023” olarak gösterilmesi,
Doğrudan verilen gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den paraya çevrilmesine karar verilirken
benzer gerekçelerle kısa süreli hapis cezasından çevrilme gün adli para cezasının günlüğü 30,00 TL
den paraya çevrilerek hükümde çelişki oluşturulması,
Hukuka aykırı, sanığın istinaf isteminde ileri sürdüğü itirazlar bu itibarla yerinde görüldüğünden,
CMK’nin 280/1. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir
örneğinin de ilk derece mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanığa tebliğine,
Dosyanın yeniden incelenerek karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine
gönderilmesine, CMK’nin 284/1. ve 286/1. maddeleri gereğince KESİN olarak, 10/06/2024 günü
oybirliğiyle karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir