T.C.
YARGITAY

  1. Ceza Dairesi
    Esas No: 2024/6371
    Karar No: 2025/2130
    Karar Tarihi: 24-02-2025
    DOLANDIRICILIK SUÇU – SATILDIĞI İDDİA EDİLEN TAŞINMAZLARIN SATIŞ BEDELLERİYLE RAYİÇ BEDELLERİ TESPİT EDİLMEKSİZİN
    ŞÜPHELİNİN SATIŞ TARİHLERİNDEKİ HESAP HAREKETLERİ İNCELENMEKSİZİN EKSİK İNCELEME İLE KARAR VERİLDİĞİ – HÜKMÜN
    KANUN YARARINA BOZULMASI

    ÖZET: Dosya kapsamına göre; müştekinin sahibi olduğu şirket hisselerinin %…’unu … karşılığında
    şüpheli …’e satılması hususunda sözleşme yapılıp yapılmadığı, bununla ilgili olarak üzerinde …
    Kolejinin bulunduğu belirtilen ve…de olduğu bahsedilen arazinin tapu kaydının kime ait olduğu,
    şüpheli …’in bu taşınmazı satın alıp almadığı, satın alındı ise ne kadar ücret ödediği, müştekinin şirket
    hisselerinin devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği, ayrıca yine bahsi geçen Sancaktepe/Kumcular’da
    bulunan kooperatif arazisinin satış bedelinin bir kısmı için havale edildiği belirtilen … Türk Lirası ve
    … Euro bedelin şüpheli …’in hesabına yatıp yatmadığı, şüpheli…’un aracılığı ile şüpheli …’e satıldığı
    iddia edilen taşınmazların ve taşınmazların satış bedelleri ile rayiç bedelleri tespit edilmeksizin, şüpheli
    …’in satış tarihlerindeki hesap hareketleri incelenmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile
    kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeksizin, soruşturmanın genişletilmesine
    karar verilmesi yerine, ilgili şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan
    kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
    kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE karar verilmiştir.
    (5271 S. K. m. 160, 170, 172, 173, 309)
    Dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, tehdit, hakaret, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya
    yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yağma, kişilerin huzur ve sükununu
    bozma, şantaj ve iftira suçlarından şüpheliler …, …, …, … ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma
    evresi sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.06.2022 tarihli ve 2021/122005
    Soruşturma, 2022/73184 sayılı Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine
    ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/5521 Değişik iş sayılı
    kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 31.10.2024 günlü ve 94660652-105-34-25474-2024-KYB sayılı
    yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.12.2024 günlü ve 2024/114236 sayılı
    ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
    MEZKUR İHBARNAMEDE;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet
    savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez
    kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
    başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda,
    toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame
    düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma
    yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı
    Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir
    soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından,
    itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın
    kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
    Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /3
    Müşteki vekili tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan şikâyet dilekçesinde;
    müştekinin, Rotaş Oto Ticaret Anonim Şirketi, Rotaş – Rot Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi, Güzel
    Oto Ticaret Anonim Şirketi, Bilgin Otomotiv Anonim Şirketi, Bilgin Oto Anonim Şirketlerinin sahibi
    olduğu, şüpheli …’ı uzun süredir iş ilişkisi sebebi ile tanıdığı, müştekinin şüpheli …’ten şirket işleyişi
    hakkında yardım istediği ve şüpheli …’e yetki verdiği, şüpheli …’in müştekiyi şüpheliler … ve … ile
    tanıştırdığı ve bu kişilerin söz konusu şirketlerin vergi borçlarının kapatılmasını sağlayacak kişiler
    olduğunu söylediği, ayrıca bu iş için anılan şüphelilere 7 milyon Türk lirasının ödenmesi konusunda
    müşteki ile anlaştığı, bu paranın 07.06.2021 tarihinde müşteki tarafından şüpheliler Mehmet ve İshak’a
    Garanti Topkapı Ticari Banka Şubesinde elden verdiği, daha sonra şüpheli …’in müştekiye şirketlerin
    sorunlarının çok büyük olduğu ve bu durumla müştekinin tek başına baş edemeyeceği yönündeki
    telkinleri sonrasında şirket hisselerinin %30’unu 30 milyon Türk Lirası karşılığında kendisine
    satmasını, satış işlemi için şüpheli …’in kendisine ait olduğunu söylediği İstanbul – Beylikdüzün’de
    bulunan ve üzerinde … Kolejinin bulunduğu arazinin devredilerek takas yoluyla ödemeyi teklif ettiği,
    bu teklifin müşteki tarafça kabul edildiği ancak müşteki tarafından yapılan araştırmada bu arazinin
    rayiç bedelinin 7 milyon Türk lirası olduğunu öğrendiği, müştekinin şüpheliler … ve …’a 7 milyon Türk
    lirası ödedikten 2 gün sonra şüpheli … tarafından satın alındığını öğrendiği,
    Şüpheli …’in müştekiyi bir çok kişi ile ticari ilişki kurmak üzerine tanıştırdığı, bu kişilerden birinin de
    şüphelilerden … olduğu, şüpheli…’un kendisini Remax Gayrimenkul Türkiye idarecisi olarak tanıttığı,
    şüpheliler… ve …’in şüpheli Avukat … ile bir araya geldikleri ortamda hep birlikte müştekiyi
    Sancaktepe/Kumcular’da bulunan bir kooperatif arazisinin kârlı bir yatırım olacağı konusunda ikna
    ettikleri, bu yer için müşteki tarafından 2.900.000,00 Türk Lirası havale olarak ve 300.000 Euro elden
    olmak üzere şüpheli …’a verdiği, ancak bu arazinin devrinin müşteki adına yapılmadığı,
    Daha sonra müştekinin şüpheli… aracılığıyla Kandıra bölgesinde çok değerli olduğu iddia edilen
    arsaları almak için müştekinin şüpheli … ile tanıştırıldığı, şüpheli …’a sahibi olduğu taşınmazları sattığı,
    satış bedellerinin müştekiye banka yolu ile geldiği ancak müştekinin satın aldığı taşınmazlar için
    yaptığı ödemeleri banka içinde elden teslim ettiği, müştekinin daha sonra yaptığı araştırmalarda ise
    satın alınan arazilerin söylenilen özellikleri taşımadığını öğrendiği, bu alım satım işleri için şüpheli …’a
    vekâlet verdiği ve müştekinin şüpheli … ve …’a sattığı dairelerin rayiç bedellerinin çok altında
    satıldığının öğrenildiği, müştekiye büyük iş adamı olarak tanıtılan şüpheli …’ın emlâkçı olduğunu
    öğrendiği, bundan sonra şüpheli…’un müştekiye karşı tavırlarının değiştiği ve müştekiyi tehdit ettiği,
    alım satımları yapılan gayrimenkulleri tehdit ile kendi üzerine ve kendisiyle birlikte çalışan şahıslar
    üzerine devrettirdiği, müştekinin kendisinin ve ailesinin öldürülmesinden korkarak aracını devrettiği,
    bununla beraber, müştekinin işlettiği döner şirketindeki makinaların da şüpheli… tarafından satıldığını
    belirterek müştekiyi dolandıran şüphelilerden şikâyetçi olunması üzerine, İstanbul Cumhuriyet
    Başsavcılığınca tarafların aralarındaki ilişkinin ticari ilişki olup şikâyet konusu olayların hukuki ihtilaf
    kapsamında kaldığı, şüphelilere isnad edilen suçu işlediklerine dair kamu davası açılması için yeterli
    somut delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
    Dosya kapsamına göre; müştekinin sahibi olduğu şirket hisselerinin %30’unu 30 milyon Türk Lirası
    karşılığında şüpheli …’e satılması hususunda sözleşme yapılıp yapılmadığı, bununla ilgili olarak
    üzerinde … Kolejinin bulunduğu belirtilen ve…de olduğu bahsedilen arazinin tapu kaydının kime ait
    olduğu, şüpheli …’in bu taşınmazı satın alıp almadığı, satın alındı ise ne kadar ücret ödediği,
    müştekinin şirket hisselerinin devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği, ayrıca yine bahsi geçen
    Sancaktepe/Kumcular’da bulunan kooperatif arazisinin satış bedelinin bir kısmı için havale edildiği
    belirtilen 2.900.000,00 Türk Lirası ve 300.000 Euro bedelin şüpheli …’in hesabına yatıp yatmadığı,
    şüpheli…’un aracılığı ile şüpheli …’e satıldığı iddia edilen taşınmazların ve taşınmazların satış bedelleri
    ile rayiç bedelleri tespit edilmeksizin, şüpheli …’in satış tarihlerindeki hesap hareketleri
    incelenmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği
    gözetilmeksizin, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine
    karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu
    anlaşılmıştır.

    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
  2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
  3. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/5521 Değişik iş sayılı kararının, 5271
    sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA
    BOZULMASINA,
    5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin
    yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
    tevdiine,
    24.02.2025 tarihinde karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir