T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2000/971
Karar No: 2000/1131
Karar Tarihi: 14.02.2000
TEMERRÜT NEDENİYLE KİRALANANIN TAHLİYESİ DAVASI – KİRA ALACAĞININ TAHSİLİ İSTEMİ – YAZILI DELİL İLE KANIT ZORUNLULUĞU –
KİRACININ EKSİK ÖDEME YAPMASINDA HAKLI OLMAMSINA GÖRE TEMERRÜT OLGUSUNUN GERÇEKLEŞTİĞİ
ÖZET: Taraflar arasındaki kira sözleşmesi, 1.12.1994 başlangıç tarihli ve 5 yıl sürelidir. İlk yıl artışın
%40 olacağı, sonraki yıllar için DİE tarafından belirlenen enflasyon oranında artış yapılacağı
kararlaştırılmıştır. 1.12.1996 tarihinde başlayan kira yılında davalı aylık 21.000.000.- TL kira bedeli
ödemeye başlamış ve davacı tarafından da kabul edildiğinden bu kira yılı için bir uyuşmazlık yoktur.
Her ne kadar davalı kira sözleşmesine dahil bir kısım yeri kiralayana terk ettiğini savunmuşsa da bu
hususu yazılı bir delil ile kanıtlayamamıştır. Bu nedenle 1997 yılı Temmuz ayından itibaren kirayı
eksik ödemesinin haklı sebebi bulunmamaktadır. 1.12.1997 tarihinde başlayan kira yılında davacı aylık
kiranın 37.000.000.- TL olduğunu ileri sürmüş ve mahkemece bu husus bu şekilde kabul edilmişse de,
sözleşmedeki şart gereği DİE’den enflasyon oranları sorulmamıştır. Mahkemece DİE’den enflasyon
oranları sorulup, 1.12.1997 tarihinde başlayan kira yılı içinde aylık kira belirlendikten sonra alacak
hakkında karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul olunması hatalı olmuştur.
(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak
davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar
okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve birikmiş 356.000.000.- TL kira alacağının
tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz
edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, ayrı kiralayanlar tarafından
ayrı sözleşmelere göre açılan davaların birleştirilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, taraflar
arasındaki 1.12.1994 başlangıç tarihli 5 yıl süreli sözleşmenin geçerli olup, kısmen değiştirildiğine
ilişkin savunmanın yazılı bir delil ile kanıtlanamadığına, 1.12.1996 tarihinde başlayan kira yılında
davalının aylık 21.000.000.- TL kira bedeli öderken 1997 yılı Temmuz ayından itibaren 7.000.000.- TL
olarak eksik ödemeye başladığının ve ihtarla verilen 30 günlük süreye rağmen eksik yatırılan kira
bedellerini tamamlamadığının bu nedenle temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre
kiralananın tahliyesine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi, 1.12.1994 başlangıç tarihli ve 5 yıl sürelidir. İlk yıl artışın %40
olacağı, sonraki yıllar için DİE tarafından belirlenen enflasyon oranında artış yapılacağı
kararlaştırılmıştır. 1.12.1996 tarihinde başlayan kira yılında davalı aylık 21.000.000.- TL kira bedeli
ödemeye başlamış ve davacı tarafından da kabul edildiğinden bu kira yılı için bir uyuşmazlık yoktur.
Her ne kadar davalı kira sözleşmesine dahil bir kısım yeri kiralayana terk ettiğini savunmuşsa da bu
hususu yazılı bir delil ile kanıtlayamamıştır. Bu nedenle 1997 yılı Temmuz ayından itibaren kirayı
eksik ödemesinin haklı sebebi bulunmamaktadır. 1.12.1997 tarihinde başlayan kira yılında davacı aylık
kiranın 37.000.000.- TL olduğunu ileri sürmüş ve mahkemece bu husus bu şekilde kabul edilmişse de,
sözleşmedeki şart gereği DİE’den enflasyon oranları sorulmamıştır. Mahkemece DİE’den enflasyon
oranları sorulup, 1.12.1997 tarihinde başlayan kira yılı içinde aylık kira belirlendikten sonra alacak
hakkında karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul olunması hatalı olmuştur.
Hükmün bu nedenle kira alacağına yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenle kiralananın tahliyesine ilişkin hüküm kısmının
ONANMASINA, 2. bentte yazılı nedenle kira alacağının tahsiline ilişkin hüküm kısmının
BOZULMASINA ve onanan kısım için istek halinde aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene
iadesine 14.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.