T.C.
YARGITAY

  1. Ceza Dairesi
    Esas No: 2024/4117
    Karar No: 2024/4276
    Karar Tarihi: 07-06-2024
    NİTELİKLİ HIRSIZLIK SUÇU – MAHKEMECE TAKDİR HAKKININ YERİNDE VE OBJEKTİF OLARAK KULLANILDIĞINI HAKLI GÖSTERECEK NİTELİKTE
    YETERLİ VE YASAL GEREKÇE GÖSTERİLMEDİĞİ – VERİLEN KARARIN USUL VE YASAYA AYKIRI OLDUĞU – HÜKMÜN BOZULMASI

    ÖZET: Mahkemece takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte
    somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, hükümlü
    hakkında kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme
    kararı verilmesi halinde ne şekilde uygulama yapılması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme gerekçe
    olarak gösterilerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi
    açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür.
    (5275 S. K. m. 105/A) (5271 S. K. m. 309) (5237 S. K. m. 191)
    Nitelikli hırsızlık, uyuşturucu madde kullanmak ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından
    Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2019 tarihli ve 2019/53 değişik iş sayılı içtima kararı ile 6
    yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü Murat Amaca’nın, bu cezasının infazı sırasında kalan
    cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak
    suretiyle infazına ilişkin Erciş İnfaz Hâkimliğinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/361 Esas, 2021/361 Karar
    sayılı kararını takiben, hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu suçtan dolayı hakkında kamu
    davası açılmış olması sebebiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesine yönelik
    Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin, hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu,
    kovuşturma sonucunda hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya
    düşme kararı verilebileceği, hükümlü hakkında verilen kesin bir hükmün bulunmadığı, açık ceza infaz
    kurumuna iade kararı verilmesinin ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği
    gerekçesiyle reddi ile hükümlü hakkında devam etmekte olan denetimli serbestlik tedbirinin aynen
    devamına yönelik Erciş İnfaz Hâkimliğinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/1268 Esas, 2021/1267 Karar
    sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2022 tarihli
    2021/1147 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası
    uyarınca, 04.04.2024 tarihli ve 94660652-105-65-5057-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına
    bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve
    2024/46192 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve 2024/46192 sayılı kanun yararına bozma
    isteminin;
    \”Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.03.2023 tarihli ve 2023/1954 Esas,
    2023/1286 Karar sayılı ilâmında yer alan, \” Kanun da yer alan “….denetimli serbestlik müdürlüğünün
    talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar
    verilebilir.” ibaresi İnfaz Hakimliğine açık ceza infaz kurumuna gönderip göndermeme konusunda

    takdir hakkı tanındığını göstermekte ise de, İnfaz Hakimliğinin hükümlü hakkında denetimli serbestlik
    tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi ya da hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi
    konusunda yasa gereği tanınan takdir hakkını kullanırken, takdir hakkının yerinde ve objektif olarak
    kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal
    gerekçe göstermesi gerekmektedir.
    5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasınının ikinci cümlesinde yer alan kovuşturma
    sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde,
    hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz
    hakimliği tarafından karar verileceğinin burada takdir hakkının bulunmadığı açıkca düzenlenmiştir.
    Mahkemece takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut,
    denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, hükümlü hakkında
    kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı
    verilmesi halinde ne şekilde uygulama yapılması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme gerekçe olarak
    gösterilerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu
    sebeple yerinde görülmüştür….kanun yararına BOZULMASINA..\” şeklindeki açıklamalar nazara
    alındığında,
    Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında Erciş İnfaz Hâkimliğinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/361
    Esas, 2021/361 Karar sayılı denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 07.09.2021
    tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek,
    bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.12.2021
    tarihli iddianame ile Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/414 esasına kayden kamu davası açılmış
    olması sebebiyle, Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün açık ceza infaz kurumuna
    gönderilmesine karar verilmesi talebi üzerine; hükümlü hakkında açılan davanın hâlen derdest olduğu,
    kovuşturma sonucunda hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya
    düşme kararı verilebileceği, hakkında verilen kesin bir hükmün bulunmadığı gerekçesi ile Erciş İnfaz
    Hâkimliğinin 09.12.2021 tarihli kararıyla talebin reddi ile hükümlü hakkındaki denetimli serbestlik
    tedbirinin aynen devamına karar verilmiş ise de; anılan Yargıtay ilâmında da belirtildiği üzere;
    Mahkemece takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut,
    denetlenebilir, dosya içeriğine uygun gerekçe gösterilmeksizin, yasal düzenleme gerekçe gösterilerek
    karar verilmiş olması karşısında, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar
    verilmesinde isabet görülmemiştir.\”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
    (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin
    kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya
    hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
    Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
    (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması
    istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
    (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına
    bozar.
  3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin (1) inci fıkrası;
    (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da
    Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /4
    uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesinin konu ile
    ilgili yedinci fıkrası;
    “(7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri
    uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla
    hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli
    serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna
    gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı,
    davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik
    tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.
    şeklinde düzenlenmiştir.
  5. Somut olayda hükümlünün 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının infazı için 01.04.2021 tarihinde
    cezaevine alındığı, Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen 01.04.2021 tarihli ve 2019/1192 sayılı
    müddetnameye göre şartla tahliye tarihinin 23.07.2023, bihakkın tahliye tarihinin ise 29.07.2026 olarak
    belirlendiği, hükümlünün talebi üzerine 06.04.2021 tarihli İnfaz Hakimliği kararı ile hakkında şartla
    tahliye tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün denetimli
    serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği sırada 07.09.2021 tarihinde işlediği iddia
    olunan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etmek, bulundurmak ve
    kullanmak suçundan cezalandırılması istemi ile Cumhuriyet savcılığınca düzenlenen 01.12.2021 tarihli
    iddianame ile Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, hükümlü hakkında dava açıldığını
    öğrenen yetkili ve görevli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, İnfaz İşleri Değerlendirme
    Komisyonunun kararını da ekleyerek hükümlünün işlediği iddia olunan kasıtlı suçun cezasının alt
    sınırının bir yıldan fazla olması nedeniyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi için dosyasını
    Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine gönderdiği anlaşılmaktadır.
  6. Kanun da yer alan “….denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından,
    hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.” ibaresi İnfaz Hakimliğine
    açık ceza infaz kurumuna gönderip göndermeme konusunda takdir hakkı tanındığını göstermekte ise
    de, İnfaz Hakimliğinin hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam
    edilmesi ya da hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi konusunda yasa gereği tanınan
    takdir hakkını kullanırken, takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek
    nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe göstermesi
    gerekmektedir.
  7. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan kovuşturma
    sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde,
    hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz
    hakimliği tarafından karar verileceğinin burada takdir hakkının bulunmadığı açıkca düzenlenmiştir.
  8. Mahkemece takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte
    somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, hükümlü
    hakkında kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme
    kararı verilmesi halinde ne şekilde uygulama yapılması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme gerekçe
    olarak gösterilerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi
    açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
  9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
  10. Erciş Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.01.2022 tarihli 2021/1147 değişik iş sayılı kararın 5271

    sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA
    BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    07.06.2024 tarihinde karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir