T.C.
YARGITAY

  1. Ceza Dairesi
    Esas No: 2024/4115
    Karar No: 2024/4279
    Karar Tarihi: 10-06-2024
    KASTEN YARALAMA SUÇU – MAHKEME KARARI İLE MAHKUMİYETİNE KARAR VERİLMİŞ OLDUĞU DİKKATE ALINMADAN HÜKMÜN
    AÇIKLANMASINA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HALDE DAVANIN DÜŞMESİNE KARAR VERİLMESİNİN KANUNA AYKIRI OLDUĞU – HÜKMÜN
    BOZULMASI

    ÖZET: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 15.01.2018 tarihinde kesinleşmesi
    üzerine beş yıllık denetim süresinin başladığı, denetim süresi içerisinde sanığın 26.02.2020 tarihinde
    işlediği kasıtlı suç nedeniyle Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2021/312 Esas,
    2023/236 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş olduğu dikkate alınmadan hükmün
    açıklanmasına karar verilmesi gerektiği hâlde davanın düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup
    kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    (5271 S. K. m. 223, 231, 309, 310) (5237 S. K. m. 52, 62, 86)
    Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2023/197 Esas, 2023/287 Karar sayılı kararı;
    Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2017 tarihli ve 2016/360 Esas, 2017/278 Karar sayılı kararı
    ile sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, e, 62, 52. maddeleri
    uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
    Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
    dair kararın 15.01.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023
    tarihli ve 2023/197 Esas, 2023/287 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde
    yeni bir kasıtlı suç işlemediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 231/10. maddesi uyarınca kamu
    davasının düşmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 05.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde
    kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/394 Esas, 2023/566 Karar sayılı kararı;
    Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/394 Esas, 2023/566 Karar sayılı kararı
    ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271
    sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama
    suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, e, 62, 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adlî para
    cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un
    272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 12.09.2023 tarihinde kesinleştiği
    anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 2023/31173
    sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
    Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42115 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye
    gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42115 sayılı kanun yararına

    bozma isteminin;
    \”1) Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli kararı yönünden yapılan incelemede,
    Sanığın işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda Çardak Asliye Ceza
    Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli kararı ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri
    bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 15.01.2018 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi
    içerisinde 26.12.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin
    04.05.2023 tarihli ve 2021/312 esas, 2023/236 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve
    kararın mahiyeti itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşılmasına karşın, mahkemesince sanığın denetim
    süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediğinden bahisle Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2023
    tarihli kararı ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde,
    2) Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli kararı yönünden yapılan incelemede,
    Sanık hakkında Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli kararı ile mahkumiyetine ve
    hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kesinleştiği, sanığın denetim süresi
    içerisinde 26.12.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin
    04.05.2023 tarihli ve 2021/312 esas, 2023/236 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu
    kararın kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün Çardak Asliye Ceza
    Mahkemesinin 12/09/2023 tarihli kararı ile açıklanması ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise
    de, sanık hakkında yargılamaya konu aynı eylemine ilişkin Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin
    09.06.2023 tarihli ve 2023/197 esas, 2023/287 sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar
    verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, ‘Aynı
    fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine
    karar verilir.’ şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer olan davanın reddine karar verilmesi
    gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.\”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    A. Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 Tarihli ve 2023/394 Esas, 2023/566 Karar Sayılı
    Kararı Yönünden
  2. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun
    koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun’un 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmekle, 5271 sayılı
    Kanun’un Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci
    ve üçüncü fıkralarında yer alan; \”(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz
    incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen
    Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
    (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması
    istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
    (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına
    bozar.\” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz
    incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama
    hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün
    Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
    yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın
    bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri
    sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak,
    yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

    Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu
    yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması ve istinaf veya temyiz
    incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.
  3. Hâkim veya mahkemenin, kovuşturma aşaması sonucunda verdiği karar ya da hüküm, kanun yolu
    incelemesi ile ortadan kaldırılmadıkça veya yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü söz konusu
    olmadıkça aynı davaya bakma imkânı olmadığı hâlde, mahkemenin, yeniden dosyayı ele alarak verdiği
    karar ya da hüküm hukuken geçersizdir. Bu hüküm veya karar, kural olarak olağan kanun yolu olan
    itiraz, istinaf ve temyiz yoluna konu olamayacağı gibi olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına
    bozma yoluna da konu olamaz.
  4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.10.2009 tarihli ve 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı
    kararında; \”…Hukuken geçerli olmayan karar ve hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna
    başvurulması olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu nedenlerle kabulü
    ile Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin bu
    nedenlerle reddine karar verilmesi\” gerektiği kabul edilmiştir.
  5. Bu kapsamda incelenen dava dosyasının değerlendirilmesinde; Çardak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın,
    15.10.2016 tarihli ve 2016/731 Soruşturma, 2016/310 Esas, 2016/305 İddianame numaralı evrakı ile
    sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, e maddeleri kamu davası
    açılması üzerine Mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı
    verildiği anlaşılmıştır.
    Oysa aynı sanık hakkında aynı eylem nedeniyle aynı iddianame ile kamu davası açılması üzerine
    yapılan yargılama neticesinde Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2023/197
    Esas, 2023/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki düşme kararının istinaf edilmeksizin
    05.09.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
  6. Sanık hakkında aynı fiil nedeniyle, önceden verilmiş hüküm bulunduğu hâlde; aynı Mahkemece
    12.09.2023 tarihli ve 2023/394 Esas, 2023/566 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ikinci kez
    kasten yaralama suçundan karar verilmiş olması nedeniyle bu ikinci hüküm hukukî değerden yoksun
    ve yok hükmünde bulunduğu belirlenmiştir.
    Hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi de olanaklı
    değil ise de mevzuatta hukuken geçersiz nitelikteki kararların kendiliğinden yok sayılmasını
    düzenleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Hukuken geçersiz ve yok hükmündeki kararlar, olağan
    veya olağanüstü kanun yolları vasıtasıyla, hukuken geçersiz olduklarına ilişkin bir tespit yapılmadıkça
    şeklen varlığını koruyacaktır.
  7. Yukarıda (3) numaralı paragrafta zikredilen YCGK, 2009/206 E., 2009/250 K. sayılı kararında
    açıklandığı üzere hukuken geçerli olmayan, yok hükmünde olan inceleme konusu kararın kanun
    yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
    kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    B. Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 Tarihli ve 2023/197 Esas, 2023/287 Karar Sayılı
    Kararı Yönünden
  8. İnceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde, 5271 sayılı Kanun’un 231/10. maddesinde
    yer alan; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin
    yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak,
    davanın düşmesi kararı verilir” ve aynı maddenin onbirinci fıkrasında yer alan; “Denetim süresi içinde
    kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı
    davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca düşme kararı
    verilebilmesi için sanığın deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi gerektiği
    Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 3 /4
    belirlenmiştir.
  9. Oysa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 15.01.2018 tarihinde kesinleşmesi
    üzerine beş yıllık denetim süresinin başladığı, denetim süresi içerisinde sanığın 26.02.2020 tarihinde
    işlediği kasıtlı suç nedeniyle Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2021/312 Esas,
    2023/236 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş olduğu dikkate alınmadan hükmün
    açıklanmasına karar verilmesi gerektiği hâlde davanın düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup
    kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    A. Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 Tarihli ve 2023/394 Esas, 2023/566 Karar Sayılı
    Kararı Yönünden
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği
    tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki
    koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    B. Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 Tarihli ve 2023/197 Esas, 2023/287 Karar Sayılı
    Kararı Yönünden
  10. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
  11. Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2017 tarihli ve 2016/360 Esas, 2017/278 Karar sayılı
    kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA
    BOZULMASINA,
    5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç
    doğurmayacak ve yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde dava dosyasının, Mahkemesine
    gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir