T.C.
YARGITAY
- Ceza Dairesi
Esas No: 2024/843
Karar No: 2024/2486
Karar Tarihi: 28-02-2024
HAKARET SUÇU – SANIĞIN HASTANEYE SEVKİ SIRASINDA GÖREVLİ OLAN KATILANA HAKARET ETTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın, hastaneye sevki sırasında görevli olan katılana
\”Ezik uzman çavuş sen keyfi olarak beni tuvalete götürmüyorsun, aşağıda bir sürü rütbeli gölgede
oturuyorsunuz, beni keyfi olarak tuvalete götürmüyorsunuz…\”şeklinde sözlerle hakaret ettiği, Yerel
Mahkemece kabul olunmuştur.
(2709 S. K. m. 38) (5237 S. K. m. 53, 58 67, 125) (5271 S. K. m. 251, 260) (1412 S. K. m. 305, 310,
317)
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle
değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar
tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı
maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412
sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci
maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme
neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri
uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin
uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ - Sanığın temyiz isteğinin, haklarının ihlal edildiğine ve kararın bozulmasına yönelik olduğu
görülmüştür. - O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanığın söylediği kabul edilen sözlerin hakaret
suçunun unsurlarını oluşturmadığına ve verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına yönelik olduğu
belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın, hastaneye sevki sırasında görevli olan katılana \”Ezik
uzman çavuş sen keyfi olarak beni tuvalete götürmüyorsun, aşağıda bir sürü rütbeli gölgede
oturuyorsunuz, beni keyfi olarak tuvalete götürmüyorsunuz…\”şeklinde sözlerle hakaret ettiği, Yerel
Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen
delillere göre yapılan incelemede, - Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu
suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi
gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve
duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin
hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın söylediği kabul edilen \”ezik uzman çavuş sen keyfi olarak
beni tuvalete götürmüyorsun, aşağıda bir sürü rütbeli gölgede oturuyorsunuz, beni keyfi olarak tuvalete
götürmüyorsunuz…\” şeklindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta
olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun
unsurları itibari ile oluşmaması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin
(a) fıkrası uyarınca beraat hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, - Kabule göre de;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci
maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak,
5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde
yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas,
2021/4 Karar sayılı kararıyla \”basit yargılama usulü\” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı
görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251
inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237
sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme
yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle, hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer
Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN,1412 sayılı Kanun’un 321
inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi. (