T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/2876
Karar No: 2024/1124
Karar Tarihi: 22-02-2024
KİRALANAN TAŞINMAZIN AİLE KONUTU OLDUĞUNUN TESPİTİ İSTEMİ – KİRA SÖZLEŞMESİNİN DİĞER TARAFI OLAN EV SAHİBİNİN TARAF SIFATI
BULUNMAMAKTADIR GEREKÇESİYLE DAVACI VEKİLİNİN İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE KARAR VERMEK GEREKTİĞİ – HÜKMÜN
ONANMASI
ÖZET: Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile; \”Dava, aile konutu olduğu iddia edilen taşınmazı dava
dışı kadın eşe kiralayan, kira sözleşmesinin diğer tarafı kiralayana karşı açılmıştır. 4721 sayılı
Kanun’un 194/1. maddesine göre, \”Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile
ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları
sınırlayamaz.\” 4721 sayılı Kanun’un 194/son maddesine göre,\” Aile konutu eşlerden biri tarafından
kira ile sağlanmışsa sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı
haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur\” Davacı tarafça 4721 sayılı
Kanun’un 194/son maddesi uyarınca kira sözleşmesinin tarafı olduğuna ilişkin bir bildiriminin
bulunduğuna ilişkin ispatı ve iddiası yoktur. Davada mahkemenin de gerekçesinde açıklandığı üzere
kira sözleşmesinin diğer tarafı olan ev sahibinin taraf sıfatı bulunmamaktadır.\” gerekçesiyle davacı
vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Temyizen …, tarafların karşılıklı
iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile
hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen
gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen
nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(4721 S. K. m. 194) (6100 S. K. m. 369, 370, 371)
Taraflar arasındaki kiralanan taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti davasının yapılan yargılaması
sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı
ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkilin eşi olan dava dışı … ile davalı …’un arasında
01.03.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, bu kira sözleşmesi yenilenerek bu güne
kadar geçerli şekilde varlığını devam ettirdiğini, kira sözleşmesine konu taşınmazın aile konutu
olduğunu, bu kapsamda müvekkili ile eşi …’ın yaşamlarını birlikte idame ettirdiklerini, yaşam
faaliyetlerini gerçekleştirdiklerini, davalı taraf ile olan kira sözleşmesi devam ederken ve davalı taraf
kira sözleşmesine konu taşınmazın uzun zamandan beri aile konutu olduğunu ve bu kapsamda
kullanıldığını bilmesine rağmen kira sözleşmesinin tarafı olan davacı müvekkilinin eşi …’dan iradeyi
fesada uğratarak imzalı boş tahliye taahhütnamesi aldığını, daha sonra ise alınan iş bu tahliye
taahhütnamesinin üzeri doldurularak Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2021/3966 Esas sayılı dosyası ile
takibe koyulduğunu, takibe itiraz edilmesi üzerine ise Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/815
Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını henüz kesinleşmediğini, kira sözleşmesine konu
taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığına ilişkin bir tespit hükmü bulunmadığından itirazlar
üzerinde durulmadığını, açıklanan nedenler ile somut dava konusu sözleşmesine konu taşınmazın
tahliye taahhüdü ile tahliyesi istendiğinden dolayı anılan kira sözleşmesine konu taşınmazın aile
konutu olduğunun ve aile konutu olarak kullanıldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava
etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilini cevap dilekçesi ile; davanın reddine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı, davacının eşinin taraf
olduğu kira sözleşmesinin kiraya veren tarafı olup dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun
tespiti davasında taraf sıfatı bulunmadığı, bu nedenle işbu davada davalıya husumet yöneltilemeyeceği,
aile konutunun tespiti davasında husumetin çekişme çıkan tarafa yöneltilmesi gerektiği, iş bu davada
davacının eşinin davacının rızasını almaksızın tahliye taahhütnamesi verdiği, bu haliyle husumetin
davalıya değil de davacının eşine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu
nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf
başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; imzalanan kira sözleşmesine konu taşınmaz aile konutu olduğundan
dolayı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi uyarınca davacı
müvekkilin rızası olmaksızın kira sözleşmesini fesheder şekilde tahliye taahhütnamesi verilmesi
mümkün olmadığı, bu şekilde verilen tahliye taahhütnamesinin geçersiz olduğunu, davalı tarafın kira
sözleşmesine konu aile konutu olan taşınmaz yönünden davacının rızasını almadığını, kira
sözleşmesine konu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine yönelik iş bu davayı açmakta hukuki
yararı bulunduğunu, bu tür davalarda kiraya verene karşı açılabileceği, çünkü sözleşmenin tarafı
olmayan diğer eşin kiraya verene yapacağı tek taraflı irade beyanı ile sözleşmenin tarafı haline gelme
imkanı da olduğu gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda
karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \”Dava, aile konutu olduğu
iddia edilen taşınmazı dava dışı kadın eşe kiralayan, kira sözleşmesinin diğer tarafı kiralayana karşı
açılmıştır.
4721 sayılı Kanun’un 194/1. maddesine göre, \”Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile
konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki
hakları sınırlayamaz.\”
4721 sayılı Kanun’un 194/son maddesine göre,\” Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile
sağlanmışsa sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /3
gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur\”
Davacı tarafça 4721 sayılı Kanun’un 194/son maddesi uyarınca kira sözleşmesinin tarafı olduğuna
ilişkin bir bildiriminin bulunduğuna ilişkin ispatı ve iddiası yoktur. Davada mahkemenin de
gerekçesinde açıklandığı üzere kira sözleşmesinin diğer tarafı olan ev sahibinin taraf sıfatı
bulunmamaktadır.\” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek
gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz
isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep
etmiştir.
C. Gerekçe - Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, aile konutu olduğunun tespiti davası olup, uyuşmazlık, husumetin doğru yöneltilip
yöneltilmediği noktasında toplanmaktadır. - İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesi. - Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde
yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen …, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa
uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama
ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili
tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte
görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.