- Serhan Akkoyun
- MAKALE
- Şubat 28, 2023
T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/8207
Karar No: 2022/140
Karar Tarihi: 05.01.2022
VASİYETNAMENİN TENFİZİ İSTEMİ – ÖLÜ KİŞİYE KARŞI DAVA AÇILMASI MURİS ADINA KAYITLI HİSSENİN MİRASÇILIK BELGESİNDEKİ PAYI ORANINDA İPTALİNE KARAR VERİLDİĞİ HALDE KALAN PAY HAKKINDA BİR HÜKÜM KURULMAMASI – HÜKMÜN KANUN YARARINA BOZULMASI
ÖZET: Dava, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece, M. ili, K. ilçesi, G. mahallesi, H.
mevkii, 314 parsel sayılı taşınmazın muris adına kayıtlı tapusunun iptali ile; taşınmazın 1/3 hissesinin
K… Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilamındaki hissesi oranında davacı adına tapuya kayıt ve
tesciline karar verilmiştir. Tescil hükmüne esas K… Sulh Hukuk Mahkemesinin mirasçılık belgesi
vasiyetnamede vasiyette bulunan N. Ş.’e ait olmayıp, ölü davalı M. Ş.’e ait mirasçılık belgesinin hükme
esas alınması doğru görülmemiştir. Mahkemece, hüküm sonucunda muris adına kayıtlı 1/3 hissenin
mirasçılık belgesindeki payı oranında iptaline karar verildiği halde, kalan pay hakkında bir hüküm
kurulmaması da doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı
olup, Kanun Yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerle kabulü gerekmiştir.
(6100 S. K. m. 50, 55, 114, 363) (4721 S. K. m. 28) (1086 S. K. m. 41)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10/07/2018 gününde verilen dilekçe ile
vasiyetnamenin tenfizi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen
15/01/2019 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Adalet Bakanlığının 06/12/2021 tarihli ve
3915 2028-153.01-1152-2019-E. 2379/35341 sayılı başvurusu ile HMK’nın 363. maddesi gereğince
kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği
düşünüldü:
Karar: Dava, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
Davacı, muris annesi N. Ş.’in 11.11.1987 tarihinde vefat ettiğini, annesinin ölmeden önce Kırkağaç
Noterliği’nde düzenlenen 14.07.1987 tarih ve 5122 yevmiye sayılı vasiyetname ile Manisa ili, Kırkağaç
ilçesi, Gebeler mahallesi 314 parsel sayılı taşınmazı A., R. ve kendisine vasiyet ettiğini,
vasiyetnamenin Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/4-5 E. – K. sayılı ilamı ile açıldığını ve
kesinleştiğini belirterek, vasiyetnamenin tenfizi ile dava konusu 314 parsel sayılı taşınmazın
vasiyetnamedeki gibi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı H. İ. Ş., davanın reddini savunmuştur.
Davalı R. Ş., davanın yanlış açılan bir dava olduğunu, diğer bir kısım mirasçılara paylarının verildiğini,
bu davada kendisinin mağdur olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davalılardan R. Ş. ve A. F.’e karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle
reddine, davalı H. İ. Ş.’e karşı açılan davanın kabulü ile vasiyetnamenin tenfizine, 314 parsel sayılı
taşınmazın muris adına kayıtlı tapusunun iptali ile taşınmazın 1/3 hissesinin Kırkağaç Sulh Hukuk
Mahkemesinin 1994/81-63 E.-K. sayılı veraset ilamındaki hissesi oranında davacı adına tapuya kayıt
ve tesciline karar verilmiştir.
belirterek davanın reddini savunmuştur.
- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk derece mahkemesinin, davanın kabulüne ve vasiyetnamenin iptaline dair verdiği karar Yargıtay - Hukuk Dairesince onanmış; karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2018/8011 Esas, 2019/7291 Karar ve 01/10/2019 tarihli kararı ile karar düzeltme talebini kabul ederek,
onama kararını kaldırmış ve hükmün bozulmasına karar vermiştir.
3.2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/8011 Esas, 2019/7291 Karar ve 01/10/2019 tarihli kararı ile
davacıların şekle aykırılık nedeni ile vasiyetnamenin iptali taleplerinin iddianın genişletilmesi yasağına
tabi olduğunun ve iddianın genişletilmesine karşı tarafın açık muvafakati bulunmadığı gibi usulüne
uygun bir ıslahın da bulunmadığının dikkate alınarak şekil eksikliği nedeniyle vasiyetnamenin iptaline
karar verilemeyeceği belirtilmiş; ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusu olarak belirlenen
hususlar hakkında tahkikatın yürütülmesi sonucunda bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın
bozulmasına hükmedilmiştir.
3.3. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 01/10/2019 tarihli ilamına uyan Babaeski Asliye Hukuk
Mahkemesi, davacılar vekilinin 07.09.2020 havale tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda, davanın
kabulüne ve vasiyetnamenin şekle aykırı olduğundan bahisle iptaline karar vermiştir. - TEMYİZ
4.1. Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
4.2. Temyiz Nedenleri
4.2.1. Davalı vekili, ilk derece mahkemesinin Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmasına karar vermiş
olmasına karşın bozma ilamına aykırı hüküm kurduğunu, kararın Hukuk Muhakemeleri Kanununun - ve devamı maddelerine aykırı olduğunu, bozmadan sonra tanık dinlenmesinin ve tanık beyanları
gerekçe gösterilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. - YARGITAY KARARI
5.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177. maddesinde, ıslahın tahkikatın sona ermesine
kadar yapılabileceği; Yargıtay’ın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma
kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata
ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceği; ancak bozma
kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağı belirtilmiştir.
5.2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177. maddesine 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı
Kanunun 18. maddesi ile eklenen fıkra ile bozmadan sonra da ıslah yapılabilmesinin önü açılmıştır.
5.3. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177. maddesinde yapılan değişiklik ile kural olarak bozma
ilamından sonra ilk derece mahkemesinde tahkikat ile ilgili bir işlem yapılması halinde iş bu tahkikat
bitinceye kadar ıslah yapılması mümkün hale getirilirken iş bu kuralın istinası ise yapılacak ıslah ile
bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağıdır.
5.4. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacılar vekilinin bozma sonrası
07.09.2020 havale tarihli dilekçesinde ıslah talebinde bulunarak vasiyetnamenin şekle aykırılık
nedeniyle geçersizliği nedenine de dayandıkları ve mahkemece ıslah talebi dikkate alınarak
vasiyetnamenin şekle aykırı olması nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, bu
husus doğru görülmemiştir.
5.5. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 01/10/2019 tarihli bozma ilamında, davanın irade sakatlığı
nedeniyle vasiyetnamenin iptali isteminden ibaret olduğu, vasiyetnamenin şekle aykırılık nedeniyle
iptaline karar verilemeyeceği, irade sakatlığına ilişkin araştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir.
5.6. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş; bozma ilamına uyulması nedeniyle de
davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177. maddesinin
ikinci bendi gereğince, bozma kararına uyulmakla birlikte ortaya çıkan hukuki durum, artık ıslahla
ortadan kaldırılamaz.
5.7. O halde, davacılar vekilinin 07.09.2020 havale tarihli ıslahı dikkate alınmaksızın karar verilmesi
gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.11.2022 tarihinde
oybirliği ile karar verildi.