- Serhan Akkoyun
- MAKALE
- Mart 24, 2023
T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/5530
Karar No: 2023/24
Karar Tarihi: 09.01.2023
TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI – BOZMAYA UYULMAKLA KARŞI TARAF YARARINA KAZANILMIŞ HAK DURUMUNU OLUŞTURAN YÖNLERİN YENİDEN İNCELENMESİNE HUKUKÇA İMKAN BULUNMADIĞI – HÜKMÜN ONANMASI
ÖZET: İlk Derece Mahkemesince, dosya üzerinden görülen davada, davacı taraf, kök murisleri …’den
kaldığını belirttiği 7 ayrı parselin, 24.07.2008 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sonunda davalı
tarafa tespitinin yapıldığını, ancak bu tespitin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek 17.05.2013
tarihinde zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil davası açmış olup, dava sonunda davanın kabulüne karar
verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından önce onanan, daha sonra ise karar
düzeltme talebi üzerine incelenen dosyada, yalnızca harçlar yönünden, fazla hesaplandığı gerekçesiyle
hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 7 parselden, bedeli hiç tespit edilmeyen
105 ada 9 parsel sayılı taşınmazın bedeli tespit ettirilmiş, ayrıca 114 ada 55 parsel sayılı taşınmazın
yalnızca zemini dava konusu olduğundan (üzerindeki yapının … …’e ait olduğu hususunda taraflar
arasında bir ayrılık bulunmadığından), zemin ve üzerindeki yapıyla birlikte belirlenen değerin yalnızca
zemine ilişkin bedeli dikkate alınmış, mirasçıların payları oranında hesaplama yapılması için
bilirkişiden ek rapor alınmış ancak raporun eksik ve yetersiz olduğundan bahisle, mahkemece resen
hesap yapılmış, taşınmazların bedelleri ve toplam miras paylarının 144 pay üzerinden hesabı ile
(nitekim veraset ilamı da bu şekildedir) taşınmazların toplam bedelinin, 94.765,62 TL, davacı …, … ve
asli müdahil Müşüre’ye isabet eden payların 48 olduğunun tespitiyle harç hesaplanmıştır. Temyizen
incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde
hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla
karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça
imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını
gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bu nedenle hükmün onanması gerekmiştir.
(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713) (6100 S. K. m. 371)
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen Tapu İptal ve
Tescil davasında, verilen karar hakkında yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda, İlk Derece
Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne
karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre,
temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin
kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki
belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 7 ayrı parselin davacı ve davalı tarafların müşterek
murisi …’den kaldığını, ancak kadastro sırasında davalılar adına tespitin yapıldığını ileri sürerek,
davalılar adına olan tapu kaydının iptalini, muris … mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya tescilini
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /4
talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, asli müdahale talebinde bulunmuş, 29.12.2015 tarihli dilekçesinde 114 ada 55 parseldeki
taşınmazla ilgili … … adına şerh talep etmiş, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2013/101 Esas, 2015/217 Karar sayılı kararıyla,
davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların, davacılar ve asli müdahilin miras payı oranında iptali ile
davacılar ve asli müdahil adına tesciline; 114 ada 55 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kargir ev
ve odunluğun … … tarafından yapıldığı ve … … mirasçılarına ait olduğu hususunun beyanlar hanesine
şerh düşülmesi karar vermiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 01.02.2019 tarihli ve 2016/5075 Esas, 2019/495 Karar
sayılı ilamıyla, hükmün onanmasına karar verilmiştir.
C. Karar Düzeltme
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 17.06.2019 tarihli ve 2019/1388 E., 2019/4495 Karar
sayılı ilamıyla, davalılar vekilinin harç dışındaki diğer yargılama giderlerine ilişkin itirazlarının
yerinde olmadığı, ancak harçlar yönünden yaptığı incelemede; davanın çekişmeli taşınmazlardaki
davacıların miras paylarına yönelik olduğu ve bu paylar bakımından kabul kararı verildiği gözetilerek;
davacıların miras paylarına isabet eden dava değeri dikkate alınmak suretiyle harca hükmedilmesi
gerektiğini; ayrıca çekişmeli 105 ada 109 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin
belirlenmediği anlaşıldığından bu hususta ek rapor alınmasını; 114 ada 55 parsel sayılı taşınmazın
yalnızca zeminin (arsa) dava konusu olduğu da dikkate alınmak suretiyle, davanın konusunun toplam
değerin 44/144 payı kadar olduğu kabul edilerek harcın belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün
bozulmasına karar vermiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile harç yönünden yeniden
hesaplama yaparak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.BOZMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARINA KARŞI TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, bozma öncesi ilk celsede, iki tarafın da sulh olmak istediklerini
bildirdiğini, dava ilk celse itibariyle davalılar tarafından kabul edildiği halde yargılama giderlerinin
davalılara yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu; davacılar vekili tarafından, mirasçılardan … adına
asli müdahale talebinde bulunulduğunu; 29.12.2015 tarihli dilekçeleri ile 114 ada 55 parselde kayıtlı
dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binaların … … mirasçıları olan davalılar adına tapunun
beyanlar hanesine şerh verilmesini ve asli müdahale taleplerinin kabul edilmesini talep ettiklerini,
taleplerinin kabul edilmesine rağmen lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, bu
nedenle de kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe - Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. - İlgili Hukuk
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinin ilk fıkrasında; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı
çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar
olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi
yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden
zilyedi adına tespit edilir.”;
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinin ilk fıkrasında; “Tapu kütüğünde kayıtlı
olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde
bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu
kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
düzenlemeleri mevcuttur. - Değerlendirme
- Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan
sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. - İlk Derece Mahkemesince, 2013/101 E., 2015/217 K. sayılı dosya üzerinden görülen davada, davacı
taraf, kök murisleri …’den kaldığını belirttiği 7 ayrı parselin, 24.07.2008 tarihinde kesinleşen kadastro
çalışmaları sonunda davalı tarafa tespitinin yapıldığını, ancak bu tespitin hukuka aykırı olduğunu ifade
ederek 17.05.2013 tarihinde zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil davası açmış olup, dava sonunda
davanın kabulüne karar verilmiştir. - Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından önce onanan, daha sonra ise karar düzeltme talebi
üzerine incelenen dosyada, yalnızca harçlar yönünden, fazla hesaplandığı gerekçesiyle hüküm
bozulmuştur. - İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 7 parselden, bedeli hiç tespit edilmeyen 105 ada 9 parsel
sayılı taşınmazın bedeli tespit ettirilmiş, ayrıca 114 ada 55 parsel sayılı taşınmazın yalnızca zemini
dava konusu olduğundan (üzerindeki yapının … …’e ait olduğu hususunda taraflar arasında bir ayrılık
bulunmadığından), zemin ve üzerindeki yapıyla birlikte belirlenen değerin yalnızca zemine ilişkin
bedeli dikkate alınmış, mirasçıların payları oranında hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor
alınmış ancak raporun eksik ve yetersiz olduğundan bahisle, mahkemece resen hesap yapılmış,
taşınmazların bedelleri ve toplam miras paylarının 144 pay üzerinden hesabı ile (nitekim veraset ilamı
da bu şekildedir) taşınmazların toplam bedelinin, 94.765,62 TL, davacı …, … ve asli müdahil
Müşüre’ye isabet eden payların 48 olduğunun tespitiyle harç hesaplanmıştır. - Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın
gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya
uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine
hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın
bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma
kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.618,36 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.01.2023 tarihinde
oy birliğiyle karar verildi. (