- Serhan Akkoyun
- MAKALE
- Mart 24, 2023
T.C.
YARGITAY
- Ceza Dairesi
Esas No: 2022/1574
Karar No: 2022/3334
Karar Tarihi: 26.04.2022
TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU – ALT SINIRDAN DAHA FAZLA UZAKLAŞILARAK HAK VE NESAFETE UYGUN BİR CEZA TAYİNİ YERİNE SANIK HAKKINDA EKSİK CEZAYA HÜKMOLUNDUĞU – SANIK AÇISINDAN KAZANILMIŞ HAK OLUŞTURACAĞI – HÜKMÜN ONANMASI
ÖZET: Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın ilgili maddesinde yer alan
ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak
suretiyle, TCK’nın ilgili maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede
öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; olay
günü çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet veren ve yapılan ölçümde güvenli sürüş
yeteneğini ortadan kaldıracak derecede 2,16 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık
hakkında, tespit edilen alkol promil miktarı ve trafik kazasına sebebiyet vererek yarattığı tehlike
itibariyle, kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan daha fazla
uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
işbu karara ilişkin aleyhe temyiz bulunsa da Dairemiz …./…/…. tarihli, 2019/5418 esas, 2019/11668
karar sayılı kararın temyiz incelemesinin sanığın kanun yoluna başvurusu neticesinde verildiği,
dolayısıyla işbu Mahkemenin …/…/…. tarihli, 2015/391 esas, 2015/1014 karar sayılı kararında
neticeten verilen ….TL adli para cezasının CMUK 326/son ve CMK 307/4. maddeleri gereği sanık
açısından kazanılmış hak oluşturacağının anlaşılması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
(5271 S. K. m. 231, 251, 307) (5237 S. K. m. 3, 53, 61, 62, 86, 179)
Dava ve Karar: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm,
mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan
”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ”Asliye Ceza Mahkemesince
iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis
cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki
düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye
bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece 2.celsede basit yargılama
usulünün uygulanmaması gerekçelerinin açıklanarak, genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip
karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu
anlaşılmakla yapılan incelemede;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK’nın
179/3. maddesi yollamasıyla 179/2, 62 ve 53. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile
cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık
hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık
denetim süresine tabi tutulmasına dair Kapatılan Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 07/03/2013 tarihli,
2012/839 esas, 2013/190 karar sayılı kararının 05/04/2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın
denetim süresi içinde 02/09/2014 tarihinde TCK’nın 86/1, 86/3-a maddesinde tanımlanan eşe karşı
basit yaralama suçunu işlediği ve Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine
karar verdiği, hükmün 29/01/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak
önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına
dair Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli, 2020/47 esas, 2020/453 karar sayılı kararını
kapsayan dosya incelendi.
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden
olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle,
TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt
ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; olay günü çift taraflı
maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet veren ve yapılan ölçümde güvenli sürüş yeteneğini ortadan
kaldıracak derecede 2,16 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, tespit
edilen alkol promil miktarı ve trafik kazasına sebebiyet vererek yarattığı tehlike itibariyle, kastının
yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hak
ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, işbu karara
ilişkin aleyhe temyiz bulunsa da Dairemiz 10/12/2019 tarihli, 2019/5418 esas, 2019/11668 karar sayılı
kararın temyiz incelemesinin sanığın kanun yoluna başvurusu neticesinde verildiği, dolayısıyla işbu
Mahkemenin 06/10/2015 tarihli, 2015/391 esas, 2015/1014 karar sayılı kararında neticeten verilen 500
TL adli para cezasının CMUK 326/son ve CMK 307/4. maddeleri gereği sanık açısından kazanılmış
hak oluşturacağının anlaşılması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin
kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre
mahalli Cumhuriyet savcısının ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme
uygun olarak ONANMASINA, 26/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.