T.C.
YARGITAY

  1. Ceza Dairesi
    Esas No: 2022/1574
    Karar No: 2022/3334
    Karar Tarihi: 26.04.2022
    TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU – ALT SINIRDAN DAHA FAZLA UZAKLAŞILARAK HAK VE NESAFETE UYGUN BİR CEZA TAYİNİ YERİNE SANIK HAKKINDA EKSİK CEZAYA HÜKMOLUNDUĞU – SANIK AÇISINDAN KAZANILMIŞ HAK OLUŞTURACAĞI – HÜKMÜN ONANMASI
    ÖZET: Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın ilgili maddesinde yer alan
    ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak
    suretiyle, TCK’nın ilgili maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede
    öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; olay
    günü çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet veren ve yapılan ölçümde güvenli sürüş
    yeteneğini ortadan kaldıracak derecede 2,16 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık
    hakkında, tespit edilen alkol promil miktarı ve trafik kazasına sebebiyet vererek yarattığı tehlike
    itibariyle, kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan daha fazla
    uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
    işbu karara ilişkin aleyhe temyiz bulunsa da Dairemiz …./…/…. tarihli, 2019/5418 esas, 2019/11668
    karar sayılı kararın temyiz incelemesinin sanığın kanun yoluna başvurusu neticesinde verildiği,
    dolayısıyla işbu Mahkemenin …/…/…. tarihli, 2015/391 esas, 2015/1014 karar sayılı kararında
    neticeten verilen ….TL adli para cezasının CMUK 326/son ve CMK 307/4. maddeleri gereği sanık
    açısından kazanılmış hak oluşturacağının anlaşılması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
    (5271 S. K. m. 231, 251, 307) (5237 S. K. m. 3, 53, 61, 62, 86, 179)
    Dava ve Karar: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm,
    mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan
    ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ”Asliye Ceza Mahkemesince
    iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis
    cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki
    düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye
    bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece 2.celsede basit yargılama
    usulünün uygulanmaması gerekçelerinin açıklanarak, genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip
    karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu
    anlaşılmakla yapılan incelemede;
    Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK’nın
    179/3. maddesi yollamasıyla 179/2, 62 ve 53. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile
    cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık
    hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık
    denetim süresine tabi tutulmasına dair Kapatılan Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 07/03/2013 tarihli,
    2012/839 esas, 2013/190 karar sayılı kararının 05/04/2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın
    denetim süresi içinde 02/09/2014 tarihinde TCK’nın 86/1, 86/3-a maddesinde tanımlanan eşe karşı
    basit yaralama suçunu işlediği ve Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine
    karar verdiği, hükmün 29/01/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak

    önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına
    dair Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli, 2020/47 esas, 2020/453 karar sayılı kararını
    kapsayan dosya incelendi.
    Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden
    olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle,
    TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt
    ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; olay günü çift taraflı
    maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet veren ve yapılan ölçümde güvenli sürüş yeteneğini ortadan
    kaldıracak derecede 2,16 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, tespit
    edilen alkol promil miktarı ve trafik kazasına sebebiyet vererek yarattığı tehlike itibariyle, kastının
    yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hak
    ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, işbu karara
    ilişkin aleyhe temyiz bulunsa da Dairemiz 10/12/2019 tarihli, 2019/5418 esas, 2019/11668 karar sayılı
    kararın temyiz incelemesinin sanığın kanun yoluna başvurusu neticesinde verildiği, dolayısıyla işbu
    Mahkemenin 06/10/2015 tarihli, 2015/391 esas, 2015/1014 karar sayılı kararında neticeten verilen 500
    TL adli para cezasının CMUK 326/son ve CMK 307/4. maddeleri gereği sanık açısından kazanılmış
    hak oluşturacağının anlaşılması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
    Sonuç: Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin
    kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre
    mahalli Cumhuriyet savcısının ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme
    uygun olarak ONANMASINA, 26/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir