T.C.
YARGITAY

  •                                                                                         Hukuk   Dairesi
                                                                                     Esas No:       2024/695
                                                                                Karar No: 2024/729
                                                                               Karar Tarihi: 26-03-2024
    KONKORDATO DAVASI – İŞLETMENİN RAYİÇ DEĞER ESASINA GÖRE YAPILAN HESAPLAMADA VARLIKLARININ BORÇLARINDAN YÜZDE YÜZ İKİ ORANINDA FAZLA OLDUĞU VE BU HALİ İLE BORCA BATIK OLMADIĞI İFLAS HALİNİN GERÇEKLEŞMEDİĞİ – HÜKMÜN ONANMASI
    ÖZET: İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararı ile davacı borçlunun İİK m. 308/c.II gereklerine
    aykırı olarak komiserlik heyetine herhangi bir bilgi verilmeksizin konkordatoya tabi bir kısım borçların
    itfa ettiği, devamında İİK m. 302 gereğince konkordato projesinin 20.03.2020 tarihinde gerçekleştirilen
    oylamada alacak miktarı yönünden %98 oranında, alacaklı sayısı yönünden %95 oranında ret oyu
    verildiği, İİK m. 302’deki öngörülen asgari nisapların oluşmadığı, başka bir deyişle proje alacaklılarca
    reddedildiği, öte yandan, davacı borçlunun güncel mali verileri esas alınarak mali inceleme sonunda
    düzenlenen bilanço değerlerine göre işletmenin kayıtlı bilanço değerlerine göre ve en önemlisi
    işletmenin rayiç değer esasına göre yapılan hesaplamada varlıklarının borçlarından %102 oranında
    fazla olduğu ve bu hali ile borca batık olmadığı iflas halinin gerçekleşmediği, gerekçesi ile davanın
    reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk
    Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar
    verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları
    belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
    dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İİK’nın 305.
    maddesine göre kokordatonun tasdiki için gerekli şartların sağlanmamış olmasına göre usul ve kanuna
    uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını
    gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    (2004 S. K. m. 302, 305, 308) (6100 S. K. m. 369, 370, 371)
    Taraflar arasındaki konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece
    Mahkemesince davacı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
    esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve
    diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
    verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
    incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının denizcilik ve gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin
    içinde bulunduğu finansal kriz nedeni ile borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, sunulan konkordato
    projesinin uygulanması halinde bu durumdan kurtulabileceğini ileri sürerek, konkordatonun tasdikini
    talep etmiştir.
    II. CEVAP

    Bir kısım müdahil vekili davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı borçlunun İİK m. 308/c.II
    gereklerine aykırı olarak komiserlik heyetine herhangi bir bilgi verilmeksizin konkordatoya tabi bir
    kısım borçların itfa ettiği, devamında İİK m. 302 gereğince konkordato projesinin 20.03.2020 tarihinde
    gerçekleştirilen oylamada alacak miktarı yönünden %98 oranında, alacaklı sayısı yönünden %95
    oranında ret oyu verildiği, İİK m. 302’deki öngörülen asgari nisapların oluşmadığı, başka bir deyişle
    proje alacaklılarca reddedildiği, öte yandan, davacı borçlunun güncel mali verileri esas alınarak mali
    inceleme sonunda düzenlenen bilanço değerlerine göre işletmenin kayıtlı bilanço değerlerine göre ve
    en önemlisi işletmenin rayiç değer esasına göre yapılan hesaplamada varlıklarının borçlarından %102
    oranında fazla olduğu ve bu hali ile borca batık olmadığı iflas halinin gerçekleşmediği, gerekçesi ile
    davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf
    başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkil şirketin konkordato isteminin reddinin sadece
    şirket için değil alacaklılar için de zarar doğurduğunu, karar duruşması öncesinde komiserler
    kurulunun raporunun alacaklılara tebliğ edilmediğini, bu raporun duruşmada da okunmadığını,
    konkordato yönünde karar verilmesi beklenirken aksi yönde verilen kararın tüm tarafların zararına
    olduğunu, karar ile o aşamaya kadar yürütülen tüm gayretin de boşa çıktığını belirterek, yerel
    mahkeme kararının kaldırılarak müvekkil şirketin konkordato yönündeki isteminin kabulüne karar
    verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı
    usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz
    isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf başvuru dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasını
    talep etmiştir.
    C. Gerekçe
  • Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
  • İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası
    ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 305. maddesi vd.
  • Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde
    yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
    uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava
    şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İİK’nın 305.
    maddesine göre kokordatonun tasdiki için gerekli şartların sağlanmamış olmasına göre usul ve kanuna
    uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını
    gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci
    fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir