- Serhan Akkoyun
- MAKALE
- Eylül 25, 2024
T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/695
Karar No: 2024/729
Karar Tarihi: 26-03-2024
KONKORDATO DAVASI – İŞLETMENİN RAYİÇ DEĞER ESASINA GÖRE YAPILAN HESAPLAMADA VARLIKLARININ BORÇLARINDAN YÜZDE YÜZ İKİ ORANINDA FAZLA OLDUĞU VE BU HALİ İLE BORCA BATIK OLMADIĞI İFLAS HALİNİN GERÇEKLEŞMEDİĞİ – HÜKMÜN ONANMASI
ÖZET: İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararı ile davacı borçlunun İİK m. 308/c.II gereklerine
aykırı olarak komiserlik heyetine herhangi bir bilgi verilmeksizin konkordatoya tabi bir kısım borçların
itfa ettiği, devamında İİK m. 302 gereğince konkordato projesinin 20.03.2020 tarihinde gerçekleştirilen
oylamada alacak miktarı yönünden %98 oranında, alacaklı sayısı yönünden %95 oranında ret oyu
verildiği, İİK m. 302’deki öngörülen asgari nisapların oluşmadığı, başka bir deyişle proje alacaklılarca
reddedildiği, öte yandan, davacı borçlunun güncel mali verileri esas alınarak mali inceleme sonunda
düzenlenen bilanço değerlerine göre işletmenin kayıtlı bilanço değerlerine göre ve en önemlisi
işletmenin rayiç değer esasına göre yapılan hesaplamada varlıklarının borçlarından %102 oranında
fazla olduğu ve bu hali ile borca batık olmadığı iflas halinin gerçekleşmediği, gerekçesi ile davanın
reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk
Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar
verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları
belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İİK’nın 305.
maddesine göre kokordatonun tasdiki için gerekli şartların sağlanmamış olmasına göre usul ve kanuna
uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını
gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(2004 S. K. m. 302, 305, 308) (6100 S. K. m. 369, 370, 371)
Taraflar arasındaki konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece
Mahkemesince davacı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve
diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının denizcilik ve gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin
içinde bulunduğu finansal kriz nedeni ile borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, sunulan konkordato
projesinin uygulanması halinde bu durumdan kurtulabileceğini ileri sürerek, konkordatonun tasdikini
talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım müdahil vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı borçlunun İİK m. 308/c.II
gereklerine aykırı olarak komiserlik heyetine herhangi bir bilgi verilmeksizin konkordatoya tabi bir
kısım borçların itfa ettiği, devamında İİK m. 302 gereğince konkordato projesinin 20.03.2020 tarihinde
gerçekleştirilen oylamada alacak miktarı yönünden %98 oranında, alacaklı sayısı yönünden %95
oranında ret oyu verildiği, İİK m. 302’deki öngörülen asgari nisapların oluşmadığı, başka bir deyişle
proje alacaklılarca reddedildiği, öte yandan, davacı borçlunun güncel mali verileri esas alınarak mali
inceleme sonunda düzenlenen bilanço değerlerine göre işletmenin kayıtlı bilanço değerlerine göre ve
en önemlisi işletmenin rayiç değer esasına göre yapılan hesaplamada varlıklarının borçlarından %102
oranında fazla olduğu ve bu hali ile borca batık olmadığı iflas halinin gerçekleşmediği, gerekçesi ile
davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkil şirketin konkordato isteminin reddinin sadece
şirket için değil alacaklılar için de zarar doğurduğunu, karar duruşması öncesinde komiserler
kurulunun raporunun alacaklılara tebliğ edilmediğini, bu raporun duruşmada da okunmadığını,
konkordato yönünde karar verilmesi beklenirken aksi yönde verilen kararın tüm tarafların zararına
olduğunu, karar ile o aşamaya kadar yürütülen tüm gayretin de boşa çıktığını belirterek, yerel
mahkeme kararının kaldırılarak müvekkil şirketin konkordato yönündeki isteminin kabulüne karar
verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı
usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf başvuru dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasını
talep etmiştir.
C. Gerekçe - Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. - İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası
ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 305. maddesi vd. - Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde
yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava
şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İİK’nın 305.
maddesine göre kokordatonun tasdiki için gerekli şartların sağlanmamış olmasına göre usul ve kanuna
uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını
gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi