T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/1828
Karar No: 2024/8025
Karar Tarihi: 02-07-2024
KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ DAVASI – TAŞINMAZA NET GELİR METODU ESAS ALINARAK DEĞER BİÇİLMESİ – TAŞINMAZIN DAVALI
ADINA OLAN TAPU KAYDININ İPTALİ İLE DAVACI İDARE ADINA. TESCİLİNE KARAR VERİLMESİNİN İSABETLİ OLUŞU – HÜKMÜN ONANDIĞI
ÖZET: Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. Sulu arazi
niteliğindeki … ili, … ilçesi, … Mahallesi 74 parsel sayılı taşınmaza net gelir metodu esas alınarak
değer biçilmesi ve adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine,
dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar
verilmesi yerindedir.
(2942 S. K. m. 10, 11) (MUSA TARHAN – TÜRKİYE DAVASI) (ANY. MAH. 09.05.2019 T.
2016/9364 E.)
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı
Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın
davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın
kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan
reddine; kamu düzeni ilkesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında
hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul
eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten
ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği
düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Kestel ilçesi, Soğuksu Mahallesi 74 parsel
sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına
tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin belirlediği bedelin kamulaştırılan taşınmazın
niteliği, konumu ve emsalleri dikkate alındığında düşük kaldığını, taşınmazın arsa vasfında olduğunu
belirterek davaya konu taşınmazın vasfı ile de uyumlu bedel belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma
bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /3
tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri - Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın kuru tarla yerine sulu tarla olarak
değerinin tespitine itiraz ettiklerini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı
uygulanmasının ve oranının hatalı olduğunu, masraf verilerinin doğru alınmadığını, bilirkişi raporunun
usul ve kanuna aykırı olduğunu, idareleri lehine de vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri
sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. - Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, hükme esas alınan
raporun uygun olmadığını, objektif değer artış oranının az olduğunu ileri sürerek İlk Derece
Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki
taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer
biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece
Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine; ödeme ve faiz
hükümleri yönünden kamu düzeni ilkesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek
yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri - Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla
hükmedilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi
ile temyiz yoluna başvurmuştur. - Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla
hükmedilen bedelin az olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile
temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe - Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. - İlgili Hukuk
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. - 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
- Değerlendirme
- Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi
ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. - Sulu arazi niteliğindeki Bursa ili, Kestel ilçesi, Soğuksu Mahallesi 74 parsel sayılı taşınmaza 2942
sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak
değer biçilmesi ve adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine,
dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar
verilmesi yerindedir. - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli
kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin
2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine
hükmedilmemesi uygundur. - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava
şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun
olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte
görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge
Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.