T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2020/2878
    Karar No: 2022/1339
    Karar Tarihi: 21-02-2022
    İSTİRDAT VE TAZMİNAT DAVALARI – ALINMASI GEREKEN İSTİNAF KARAR VE İLAM HARCINDAN PEŞİN ALINAN HARÇ İLE İKMAL EDİLEN
    HARCIN MAHSUBU İLE BAKİYE KALAN HARCIN DAVALIDAN TAHSİLİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI

    ÖZET: Somut uyuşmazlıkta, nispi değere tabi bulunan asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne
    ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş ise de bölge adliye
    mahkemesince bu başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Buna göre bölge adliye
    mahkemesince; istinaf başvurusunun reddi nedeni ile alınması gereken … TL istinaf karar ve ilam
    harcından, peşin alınan harç ile ikmal edilen harcın mahsubu ile bakiye kalan harcın davalıdan tahsiline
    karar verilmesi gerekirken, her aşamada re’sen nazara alınması gereken ve davalı lehine usuli
    kazanılmış hak yaratmayan bu hususta, hatalı değerlendirme sonucu … TL istinaf karar ve ilam
    harcından, peşin alınan harç ile ikmal edilen harcın mahsubu ile bakiye kalan harcın davalıdan tahsiline
    karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın
    giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bölge adliye mahkemesi kararının
    düzeltilerek onanması gerekir.
    (492 S. K. m. 2, 1 SAYILI TARİFE) (6100 S. K. m. 370)
    Dava ve Karar: Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde birleştirilerek görülen istirdat ve tazminat
    davalarının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan
    istinaf incelemesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine yönelik olarak
    verilen karar, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak
    belirlenen 21/09/2021 tarihinde gelen davalı vekili Av. … ile davacı vekili Av. … …’nın sözlü
    açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma
    yapılması gerektiği heyetçe zorunlu görüldüğünden, Yargıtay Kanunu’nun 24/1 ve Yargıtay İç
    Yönetmeliği’nin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin 21/02/2022 tarihine bırakılmasına karar verildi.
    Belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği
    düşünüldü:
    Davacı asıl davada; “…Mah. …Yolu No: … Antalya” adresinde bulunan …… Sitesi içerisinde yer alan P2, S-2 numaralı bağımsız bölümlerde tapuya şerh edilmiş 99 yıllık kira sözleşmeleri, F-8, F-16 ve F-19
    numaralı bağımsız bölümlerde tapuya şerh edilmiş 93 yıllık kira sözleşmeleri uyarınca kiracı olduğunu,
    kullanım hakkının hukuka aykırı şekilde engellenmesi üzerine çekilmez hale gelen sözleşmeyi haklı
    nedenle feshettiğini, anahtarlarını noter kanalıyla teslim ederek taşınmazları tahliye ettiğini, bu
    olaylardan dolayı ayrıca maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı
    kalmak üzere, her bir bağımsız bölüm için peşin ödediği kira bedelinin fesih sonrası döneme ilişkin
    olarak denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanması suretiyle belirlenecek bedelden şimdilik 10.000
    TL’nin fesih tarihinden, 1.000 TL maddi tazminatın fesih tarihinden, 4.000 TL manevi tazminatın dava
    tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
    Davacı birleşen 2016/186 Esas sayılı davada; “…Mah. …Yolu No: … Antalya” adresinde bulunan ……
    Sitesi içerisinde yer alan F-25 numaralı bağımsız bölümde tapuya şerh edilmiş 99 yıllık kira sözleşmesi

    uyarınca kiracı olduğunu, kullanım hakkının hukuka aykıra şekilde engellenmesi nedeniyle çekilmez
    hale gelen sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, anahtarını noter kanalıyla teslim ederek taşınmazı
    tahliye ettiğini, bu olaylardan dolayı ayrıca maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya
    ilişkin hakların saklı kalmak üzere, bağımsız bölüm için peşin ödediği kira bedelinin fesih sonrası
    döneme ilişkin olarak denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanması suretiyle belirlenecek bedelden
    şimdilik 10.000 TL’nin fesih tarihinden, 1.000 TL maddi tazminatın fesih tarihinden, 4.000 TL manevi
    tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini talep
    etmiştir.
    Davacı birleşen 2018/6 Esas sayılı davada; asıl ve birleşen 2016/186 Esas sayılı davada alınan bilirkişi
    raporunda iade edilmesi gereken tutarın 5.615.808,76 TL olarak tespit edildiğini ileri sürere, fazlaya
    ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.595.808,76 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans
    faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı, davaların reddini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince; 2016/145 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davaya konu 115 ada 19
    parsel S2, P2, F8, F16 ve F19 numaralı bağımsız bölümler yönünden 10.000 TL kira bedelinin tahliye
    tarihi olan 21/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi ve
    manevi tazminat taleplerinin reddine; birleşen 2016/186 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davaya
    konu 115 ada 19 parsel F25 numaralı bağımsız bölüm yönünden 10.000 TL kira bedelinin tahliye tarihi
    olan 26/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi ve
    manevi tazminat taleplerinin reddine; birleşen 2018/6 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davaya
    konu 115 ada 19 parsel S2, P2, F8, F16 ve F19 numaralı bağımsız bölümler yönünden toplam
    4.537.278,39 TL’nin kira bedelinin tahliye tarihi olan 21/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans
    faiziyle birlikte, 115 ada 19 parsel F25 numaralı bağımsız bölüm yönünden 962.515,28 TL’nin tahliye
    tarihi olan 26/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya
    ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
    Bölge adliye mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş;
    karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye
    mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2) Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;
    492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 2. maddesinde; “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede
    yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı”,
    (1) sayılı Tarifenin III-Karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde; “Konusu belli bir değerle ilgili
    bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu
    değer üzerinden” nisbi harç alınacağı,
    1/e maddesinde de; “Yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri,
    Danıştay ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen
    uygulanacağı” hüküm altına alınmıştır.
    Somut uyuşmazlıkta, nispi değere tabi bulunan asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin ilk
    derece mahkemesi kararına karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş ise de bölge adliye
    mahkemesince bu başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Buna göre bölge adliye mahkemesince; istinaf başvurusunun reddi nedeni ile alınması gereken
    377.057,10 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan harç ile ikmal edilen harcın mahsubu ile
    bakiye kalan harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, her aşamada re’sen nazara alınması

    gereken ve davalı lehine usuli kazanılmış hak yaratmayan bu hususta, hatalı değerlendirme sonucu
    311.307,66 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan harç ile ikmal edilen harcın mahsubu ile
    bakiye kalan harcın davalıdan tahsiline karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı
    gerektirir.
    Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bölge adliye
    mahkemesi kararının düzeltilerek onanması HMK’nın 370/2 maddesi hükmü gereğidir.
    Sonuç: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine,
    (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4)
    numaralı bendinde yer alan ”Davalıdan peşin alınan 76.000,00-TL ve ikmal edilen 18.264.28-TL
    harcın mahsubu ile bakiye 217.043,38-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” ifade
    çıkartılarak yerine “4- Alınması gereken 377.057,10 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan
    76.000 TL ve ikmal edilen 18.264,28 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 282.792,82 TL istinaf karar
    ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye irad kaydına,” ifadesinin yazılmasına, hükmün
    düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan
    alınarak davacıya verilmesine, 233.535,20 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
    dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine,
    21/02/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir