T.C.
Bölge Adliye Mahkemesi
İzmir 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/2038
Karar No: 2025/255
Karar Tarihi: 14-02-2025
İHTİYATİ TEDBİR İSTEMİ – GEÇİCİ HUKUKİ KORUMA OLAN İHTİYATİ TEDBİRİN DAVANIN YERİNE İKAME EDİLMEMESİ VE UYUŞMAZLIĞIN
ESASINI ÇÖZECEK MAHİYETTE OLMAMASI GEREKTİĞİ – İHTİYATİ TEDBİR ŞARTLARI MEVCUT DEĞİLSE VEYA YASANIN ÖNGÖRDÜĞÜ
ÖLÇÜDE İSPAT EDİLEMEMİŞSE İHTİYATİ TEDBİR İSTEMİNİN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ

ÖZET: İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı
Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne
göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde
zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın
yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati
tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak,
ispat edilmesi ve tedbirin uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan
ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikame edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette
olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat
edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna
başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda
kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun
olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1
maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
(6100 S. K. m. 355, 389)
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.11.2024 tarih 2023/150 E. sayılı kararın Dairemizce
incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış
olmakla, üye … tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar,
duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, 03.03.2023 ve 06.11.2023 tarihli ara kararlarıyla ihtiyati
tedbir taleplerinin “ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir nitelikte yaklaşık ispat kuralı
çerçevesinde dava dosyasına sunulan delil, bilgi ve belgelerin yeter nitelikte olmadığı” ve “tahkikat
aşamasına ilişkin delillerin toplanmamış olması” gerekçesiyle reddedildiğini, bu ara kararlarından
sonraki yargılama aşamalarında toplanan kanıtlar ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi
raporu ile davanın kanıtlandığını ve davalı … Şirketi tarafından diğer davalı … AŞ’ye yapılan taşınmaz
mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşme ve işlemlerin geçersiz, mutlak butlanla sakatlanmış, davacıdan
mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı işlemler olduğunun net biçimde ortaya çıktığını, davalılar
arasında yapılan işlemlerle dava konusu taşınmazların davacıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı
olarak devredildiğinin ortaya çıktığını belirterek belirtilen taşınmaz ve taşınmaz paylarının tapu kaydı
üzerine üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve ortaklığın giderilmesi suretiyle ve icra daireleri
aracılığıyla yapılacak satışlar da dahil olmak üzere tüm devir ve tasarruf işlemlerinin kısıtlanması
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /3
konusunda HMK 389 madde gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini
talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme
neticesinde, davacı tarafın, dava dilekçesinde aynı içerikli ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu,
03/03/2023 tarihli kararda gösterilen gerekçelerle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiğini,
davacı tarafın kararı istinaf etmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin
05/05/2023 tarihli kararı ile mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle
başvurunun esastan reddine karar verildikten sonra ikinci kez aynı içerikte talep edilen ihtiyati tedbir
istemi hakkında kararda gösterilen gerekçelerle 06/11/2023 tarihli kararla yeniden karar verilmesine
yer olmadığına karar verildiğini, davacının, 28/10/2024 tarihli üçüncü kez yaptığı ihtiyati tedbir
talebinin gerekçesi, bilirkişi raporu ve toplanan tüm delillerle yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati
tedbir kararı verilmesi konusunda yeterli delilin toplandığı ve davanın kanıtlandığı iddiasına dayandığı,
bilirkişi raporu HMK’da takdiri deliller arasında olup, davanın niteliği itibarıyla ancak toplanan diğer
delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde, davacı tarafın talep
ettiği nitelikte ihtiyati tedbir kararları verilmesi konusunda yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle
ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin
2023/150 E sayılı dosyasından verilen 01.11.2024 tarihli “davacı tarafın, ihtiyati tedbire ilişkin bütün
istemlerinin reddine” ilişkin ara kararın kaldırılmasını, dava dosyasındaki önceki “ihtiyati tedbir
talebinin reddi” kararları; “yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmemiş olması” ve “tahkikat aşamasına
ilişkin delillerin toplanmamış olması” gerekçelerine dayanmakla birlikte düzenlenen bilirkişi raporu ile
yaklaşık ispat kuralının tam anlamıyla belirginleşmiş olmakla; ihtiyati tedbir talebinin yeniden
değerlendirilmesi gerektiğinden; dava konusu taşınmazların tapu kaydına üçüncü kişilere devrinin
engellenmesi ve ortaklığın giderilmesi suretiyle ve icra daireleri aracılığıyla yapılacak satışlar da dahil
olmak üzere tüm devir ve tasarruf işlemlerinin kısıtlanması konusunda HMK md. 389 gereğince
teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Talep, muvazaalı olarak devredildiği iddia edilen taşınmazların tapu kaydının iptali ile
davacının ortağı olduğu davalı şirket adına tescili istemine ilişkin davada dava konusu taşınmazların
üçüncü kişilere devrinin engellenmesi, ortaklığın giderilmesi suretiyle ve icra daireleri aracılığı ile
yapılacak satışlarda dahil olmak üzere tüm devir ve tasarruf işlemlerinin kısıtlanması konusunda HMK
389 maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olup,
mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin
sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk
Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre,
mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde
zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın
yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati
tedbir kararı verilebilir.
İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin
uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın
yerine ikame edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması gerekir. İhtiyati tedbir
şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin
reddine karar verilmelidir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /3
ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının
usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk
Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar
verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun
353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL’den peşin alınan 427,60
TL’nin mahsubu ile eksik kalan 586,30 TL’nin ihtiyati tedbir isteyen (davacı)dan alınarak hazineye
gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyenin (davacının) yaptığı giderlerin kendi üzerinde
bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f
maddesi gereğince kesin olmak üzere 14/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir