T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2025/1538
    Karar No: 2025/3915
    Karar Tarihi: 17-04-2025
    SOYBAĞININ REDDİ DAVASI – ŞÜPHE ÖĞRENME ANLAMINA GELMEYECEĞİNDEN BOŞANMA DAVASINDA DNA İNCELEMESİ
    YAPILMADIĞINDAN DAVACI İLE ÇOCUK ARASINDA KURULAN SOYBAĞININ KESİN VE İNANDIRICI DELİLLE ÇÜRÜTÜLMESİNİN SÖZ
    KONUSU OLMAYACAĞI – HÜKMÜN BOZULMASI

    ÖZET: Somut olayda; Mahkemece, boşanma davasında çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiği
    kabul edilmişse de, kadının evden ayrıldığı tarih ile doğum yaptığı tarih de gözetildiğinde şüphe
    öğrenme anlamına gelmeyeceğinden, boşanma davasında DNA incelemesi yapılmadığından davacı ile
    çocuk arasında kurulan soybağının kesin ve inandırıcı delille çürütülmesi de söz konusu olmayacaktır.
    Soybağının reddi davası yönünden hak düşürücü süreyi düzenleyen … maddedeki sürenin başlangıcı
    mahiyetindeki \”öğrenme\” olgusunun henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemece davanın süresi
    içinde açıldığı kabul edilerek DNA testinin sonucu dikkate alınarak davanın … yönünden de kabulüne
    karar verilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü süreden reddi doğru görülmemiştir.
    (4721 S. K. m. 286, 289) (ANY. MAH. 25.06.2009 T. 2008/30 E. 2009/96 K.)
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince
    verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;
    kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz
    dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten
    sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    Dava, koca tarafından açılan soybağının reddi davası olup, İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü
    süre dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu ise
    Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili
    tarafından temyiz edilmiştir.
    Geniş anlamda soybağı bir kimsenin üst soyu ile olan kan bağını; dar anlamda soybağı ise, bir
    kimsenin sadece ana-babasıyla arasındaki biyolojik bağını ifade etmektedir. Bir kişi (çocuk) ile
    kendilerinden biyolojik (genetik) olarak türemiş olduğu kişiler arasındaki bağa doğal soybağı
    (biyolojik nesep), hukuk düzeni tarafından aranan bazı koşulların gerçekleşmesiyle, bir çocuğun
    hukuki olarak bir ana-babaya bağlanması sonucunda, ana-baba ile çocuk arasında kurulan bu hukuki
    ilişkiye ise hukuki soybağı (hukuki nesep) denir. Buna göre soybağı, bir kimseyle ana-babası
    arasındaki doğal ve/veya hukuki bağ olarak tanımlanmaktadır.
    4721 sayılı Kanun’a göre, çocuk ile anne arasındaki hukuki soybağı doğumla; çocuk ile baba
    arasındaki hukuki soybağı ise anneyle evlilik, tanıma, babalık davasında verilen hüküm veya evlat
    edinmeyle kurulmaktadır. Baba ile çocuk arasında evlilik içinde doğmaya, babalık karinesine, dayalı
    olarak hukuken kurulmuş bulunan soybağı ilişkisinin ortadan kalkması ancak soybağının reddi ile söz
    konusu olabilmektedir. Soybağının reddi davasının başarıya ulaşarak çocuk ile babası arasındaki
    soybağının ortadan kalkması sonucunda çocuk, baba yönünden soybağı bulunmayan çocuk statüsüne
    girer. Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2009 tarihli ve 2008/30 Esas, 2009/96 Karar sayılı kararında
    belirtildiği üzere, kişinin genetik-biyolojik kökeni kendisine ait olmayan çocuğu reddetme hakkı en
    temel haklarından birisidir. 4721 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinde, kocanın, çocuk ve anne aleyhine

    açacağı soybağının reddi davası ile babalık karinesini çürütebileceği; 289 uncu maddesinde ise kocanın
    soybağının reddi davasını doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek
    ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıllık süre içinde açması gerektiği,
    gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa bir yıllık sürenin bu sebebin ortadan kalkmasından sonra
    başlayacağı hükme bağlanmıştır.
    Soybağının reddi davasında, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususunda ve
    davanın temellendirilmesinde belirleyici olan “öğrenmenin”, ne zaman gerçekleştiği noktasında
    şüphenin öğrenme açısından yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Yerleşik Yargıtay
    uygulamalarında, yargılama dışında elde edilmiş babalık raporlarına özellikle hak düşürücü süre
    niteliğindeki dava açma süresinin öğrenme tarihinden itibaren başlaması bakımından dikkate alındığı
    görülmekte yani öğrenmenin yargılama dışı babalık testi ile gerçekleşmesi anında hak düşürücü
    sürenin başlayacağı kabul edilmektedir. Sonuç olarak, bir çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki
    şüphe öğrenme açısından yeterli kabul edilemeyecektir.
    Somut olayda; Mahkemece, boşanma davasında çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiği kabul
    edilmişse de, kadının evden ayrıldığı tarih ile doğum yaptığı tarih de gözetildiğinde yukarıda ayrıntılı
    olarak açıklandığı üzere şüphe öğrenme anlamına gelmeyeceğinden, boşanma davasında DNA
    incelemesi yapılmadığından davacı ile çocuk arasında kurulan soybağının kesin ve inandırıcı delille
    çürütülmesi de söz konusu olmayacaktır. Soybağının reddi davası yönünden hak düşürücü süreyi
    düzenleyen 289 uncu maddedeki sürenin başlangıcı mahiyetindeki \”öğrenme\” olgusunun henüz
    gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemece davanın süresi içinde açıldığı kabul edilerek DNA testinin
    sonucu dikkate alınarak davanın … yönünden de kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın hak
    düşürücü süreden reddi doğru görülmemiştir.
    KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge
    Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    17.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir