T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2022/8058
    Karar No: 2023/766
    Karar Tarihi: 09-02-2023

    ŞİKAYET DAVASI – ŞİKAYET TARİHİ İTİBARİYLE ŞİKAYETÇİ ÜÇÜNCÜ KİŞİYE GÖNDERİLMİŞ TAHLİYE EMRİ OLMADIĞINDAN ŞİKAYETTE
    BULUNMASINDA HUKUKİ YARARI OLMADIĞI – HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN İSTEMİN REDDİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

    ÖZET: Somut olayda şikayet tarihi itibariyle şikayetçi 3. kişiye gönderilmiş tahliye emri olmadığından
    şikayette bulunmasında hukuki yararı yoktur. Bu nedenle hukuki yarar yokluğundan istemin reddi
    gerekirken işin esası incelenerek ilgili şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf
    başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
    (2004 S. K. m. 16, 135) (6100 S. K. m. 353)
    Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece
    Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince
    başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre,
    temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin
    kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra
    dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. ŞİKAYET
    Şikayetçi 3. kişi şikayet dilekçesinde; tahliyesi istenilen taşınmazın 1/2’sinin kendisine, 1/2’sinin
    kardeşi Hasan Onay’a ait olduğunu, taşınmazda kendi hisse üzerine bina inşa ettiğini, binanın
    aboneliklerinin kendi adına olduğunu, kardeşinin de kendi hissesi üzerine bina inşa ettiğini, bir arsa
    üzerinde iki ayrı bina olduğunu, binaların kapı numaralarının farklı olduğunu, Hasan Onay’a ait
    binanın boş olduğunu, kapı numaralarındaki farka dikkat edilmeden kendisinin ve kendisinin izni ile
    binasında oturan kişilerin tahliye edilmek istenildiğini, kısıtlı bir kişiye tebliğ yapılmadan yapılan
    tahliye işlemlerinin kanuna aykırı olduğunu belirterek tahliyeye yönelik işlemin iptaline karar
    verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Şikayet edilen alacaklı beyan dilekçesinde; takip dosyasının borçluları tarafından açılan aynı nitelikteki
    davaların reddedildiğini, şikayetçinin vakit kazanmak için iş bu davayı açtığını, şikayetçinin dava ile
    korunacak bir hakkı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, müşterek mülkiyete tabi taşınmazın
    1/2’sinin maliki olan şikayetçi paydaş yönünden İİK’nın 135. maddesi kapsamında tahliye talebinde
    bulunulmayacağı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, şikayete konu taşınmaza yönelik 12.09.2018 tarihli

    tahliye kararının iptaline karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf
    başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlu tarafından tahliye işlemine karşı şikayete
    başvurulduğu ve şikayetin reddedildiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, icra dosyasında
    şikayetçinin tahliyesinin istenmediğini, şikayetçinin husumeti olmadığını, yalnızca borçluya yönelik
    tahliye istemi olduğunu, şikayetçiye yönelik bir talepleri olmadığını bu nedenle açılan davanın hakkın
    kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, aleyhlerine yargılama giderlerinin yükletilmesinin yerinde
    olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; şikayetçinin tahliyesi istenilen taşınmazın
    1/2’sinin maliki olduğu, icra müdürlüğünce tahliye işlemleri için mahallinde tespit işlemi yapıldığı, bu
    tespitler sırasında dava dışı farklı kişiler tespit edilerek bu kişilere ve borçluya tahliye emri
    gönderildiği, taşınmazın müşterek mülkiyet halinde olup üzerinde 6 daireli bina mevcut olduğu, paylı
    mülkiyette payın hangi bölüme isabet ettiğinin belli olmadığı, mahallinde yapılan tahliye ve infaz
    işlemlerinin şikayetçinin hukuki durumunu da etkileyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK’nın
    353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı
    temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesi içeriği tekrar ederek, şikayetçiye karşı izale-i şuyu davası
    açmak dışında hiçbir talep ve işlemleri olmadığını, şikayetçinin davayı açmakta taraf sıfatı ve hukuki
    yararı bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz
    yoluna başvurmuştur.
    C. Gerekçe
  2. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, tahliyesi istenilen taşınmazın paylı mülkiyete konu olduğundan bahisle tahliye
    işlemlerinin iptaline ilişikindir.
  3. İlgili Hukuk
    2004 sayılı İİK 16, 135/2 ve ilgili maddeleri
  4. Değerlendirme
    İİK’nın 135/2. maddesi; \”Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi
    bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise on beş gün
    içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye
    edilmez ise zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur.\” hükmünü içermektedir.
    Anılan hükme göre, alıcıya ihale edilen taşınmaz bir üçüncü kişi tarafından işgal edilmekte ise
    \”ihalenin kesinleşmesi üzerine\” alıcı, satış memurluğundan, üçüncü kişinin taşınmazdan çıkarılmasını
    isteyebilir.
    Tahliye emrine karşı yalnız (taşınmazı işgal eden ve bu sıfatla kendisine tahliye emri gönderilmiş olan)
  5. kişi şikayet yoluna başvurabilir.
    Somut olayda şikayet tarihi itibariyle şikayetçi 3. kişiye gönderilmiş tahliye emri olmadığından
    şikayette bulunmasında hukuki yararı yoktur. Bu nedenle hukuki yarar yokluğundan istemin reddi
    gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf
    başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge
    Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir