T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/735
Karar No: 2025/3624
Karar Tarihi: 14-04-2025
BOŞANMA DAVASI – HÜKMÜN BÖLÜNEREK HEM İŞİN ESASININ İNCELENMESİ HEM DE YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI İÇİN
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNİN USUL VE YASAYA AYKIRI OLMASI – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Somut olayda, davanın boşanma davası olduğu, boşanmanın fer’îsi nitelikte olan çocukla kişisel
ilişki tesisi yönünden yeniden rapor alınması için kesin nitelikte olmak üzere İlk Derece Mahkemesi
kararının kaldırılması ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, davanın kabulü ve sair
fer’îler yönünden ise başvurunun esastan reddi şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar
verilmesi hatalı olmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, Bölge Adliye Mahkemesince kararda usul
eksikliklerinin bulunması halinde işin esasına girmeden dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere
Mahkemesine gönderilmesi, eğer kararda usul ve kanuna aykırılık yoksa başvurunun esastan
reddedilmesi veyahut gerekçede hata edilmiş ya da tamamlanabilecek eksikliklerin varlığı halinde de
hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında bir karar vermesi gerekirken hükmün bölünerek hem işin
esasının incelenmesi hem de yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesi
usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
(6100 S. K. m. 353)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince
verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından duruşma istemli
olarak kişisel ilişki yönünden; davalı erkek vekili tarafından davanın kabulü ve fer’îleri yönünden
temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme
sonucunda 14.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile
bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Avukat … ile karşı taraf temyiz eden davalı
… vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara
bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki
belgeler incelenip gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanma davasının
kabulüne, velayetin anneye tevdiine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisine yer olmadığına,
davacı kadın yararına nafaka ve manevi tazminat takdirine karar verilmiş, karar davalı erkek vekili
tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, \”kişisel ilişki\”
yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinin altıncı alt bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine
gönderilmesine, sair yönlere ilişkin istinaf başvurusunun ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun (HMK) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince
esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı her iki tarafça temyiz edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun duruşma yapılmadan verilecek kararlar kenar başlıklı 353 üncü
maddesinde belirtilen sebepler usul ve esas açısından ikiye ayrılmıştır. Diğer bir ifadeyle Bölge Adliye
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /3
Mahkemesinin iki hâlde duruşma yapmadan karar verebileceği düzenleme altına alınmıştır. İlk olarak
(HMK md. 353/1-a) özellikle bazı önemli usul eksikliklerinin bulunması hâlinde Bölge Adliye
Mahkemesine, duruşma yapmadan, davayı yeniden görmek üzere dosyayı İlk Derece Mahkemesine
gönderme yetkisi tanınmıştır. Burada İlk Derece Mahkemesi kararında ağır usul hatalarının varlığı
nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararın esasına girmemekte, kararı kaldırarak dosyayı geri
göndermektedir. İlk Derece Mahkemesi, Bölge Adliye Mahkemesinin belirttiği eksikliği tamamlayıp
yeniden bir karar vermek zorundadır.
İkinci durumda ise (HMK md. 353/1-b) üç olasılık öngörülmüştür. Buna göre İlk Derece
Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun ise istinaf başvurusu esastan reddedilir. Bu
hâlde İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu sonucuna ulaşılır. Diğer iki olasılık ise
yargılamanın süratlendirilmesi düşüncesiyle kanuna uymayan hususun duruşma yapılmaksızın
giderilmesine olanak bulunması veya karar esas yönünden doğru olmakla birlikte gerekçesinde hata
edilmiş olması ya da yargılamadaki eksikliğin duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte
bulunması hâlinde Bölge Adliye Mahkemesinin duruşmadan yeniden esas hakkında karar vermesine
olanak sağlamaktadır.
Görüldüğü üzere Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararının, usul ve esas yönünden
hukuken uygun olduğu kanısına ulaşırsa, istinaf başvurusunun yani istinaf talebinin esastan reddine
karar vermektedir (HMK md. 353/1-b, 1).
Buna karşılık Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesinin
kararında, usul veya esas yönünden hukuka aykırılıklar tespit edecek olursa, bu durumda vereceği
kararlar bağlamında değişik olasılıklar işlerlik kazanır.
Bölge Adliye Mahkemesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya
uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya
kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında bir karar verir (HMK md.
353/1-b, 2).
Yine Bölge Adliye Mahkemesi yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak
nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında
bir karar verir (HMK md. 353/1-b, 3).
Somut olayda, davanın boşanma davası olduğu, boşanmanın fer’îsi nitelikte olan çocukla kişisel ilişki
tesisi yönünden yeniden rapor alınması için kesin nitelikte olmak üzere İlk Derece Mahkemesi
kararının kaldırılması ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, davanın kabulü ve sair
fer’îler yönünden ise başvurunun esastan reddi şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar
verilmesi hatalı olmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, Bölge Adliye Mahkemesince kararda usul
eksikliklerinin bulunması halinde işin esasına girmeden dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere
Mahkemesine gönderilmesi, eğer kararda usul ve kanuna aykırılık yoksa başvurunun esastan
reddedilmesi veyahut gerekçede hata edilmiş ya da tamamlanabilecek eksikliklerin varlığı halinde de
hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hükmün
bölünerek hem işin esasının incelenmesi hem de yeniden yargılama yapılması için dosyanın
Mahkemesine gönderilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf
vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin …’den alınarak …’a, 28.000,00 TL vekâlet
ücretinin …’dan alınarak …’ye verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi