T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/2129
Karar No: 2025/942
Karar Tarihi: 20-02-2025
MÜDAHALENİN MENİ DAVASI – DAVALININ İHTARNAMEDE TANINAN OTUZ GÜNLÜK SÜRENİN SONUNDA DAHİ TAŞINMAZI KENDİ RIZASI İLE
TAHLİYE ETMEYECEĞİ AÇIK OLDUĞUNDAN DAVACININ TALEPLERİ HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Davacı tarafından davalıya gönderilen … 1. Noterliğinin 19.09.2019 tarihli ihtarnamesi ile
taşınmazın rıza dışı kullanıldığı belirtilerek, 5 yıllık kira bedeli toplamı 120.000,00 TL’nin derhal
ödenmesi ve taşınmazın 30 gün içinde boşaltılmasının ihtar edildiği, eldeki davanın 14.10.2019
tarihinde ve ihtarnamede verilen 30 günlük süre dolmadan açıldığı nazara alındığında, erken açılmış
bir dava niteliğinde olduğu anlaşılmakta ise de; dosya arasında ihtarnamenin tebliğ şerhi
bulunmamakla birlikte, davalının cevap mahiyetinde davacı tarafa gönderdiği … 4. Noterliği’nin
14.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile taşınmazı tahliye etmeyeceğini beyan edip çekişme oluşturduğu
anlaşılmaktadır. Bu durumda, artık davalının ihtarnamede tanınan 30 günlük sürenin sonunda dahi
taşınmazı kendi rızası ile tahliye etmeyeceği açık olduğundan, davacının talepleri hakkında bir karar
verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge
Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
(6100 S. K. m. 353, 373)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı
ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 512 ada 1 parsel sayılı taşınmazın vekil edene ait olduğunu,
vekil edenin uzun süredir uğramadığı memleketine döndüğünde davalının taşınmazına el koyarak cafe
olarak işlettiğini, kira ödemeden haksız kazanç sağladığını 19.09.2019 tarihinde ihtarname ile aylık
2.000,00 TL emsal kira bedelinin geriye dönük 120.000,00 TL’nin ödenmesi için talepte
bulunulduğunu belirterek müdahalenin men’i ile kaçak olarak yapılan yapıların kal’ine ve fazlaya
ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsiline karar
verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın vekil eden tarafından 2015 yılında
davacıdan kiralandığını, kira bedelinin her ay davacının çocuklarına ödendiğini, bu mümkün
olmadığında ise kayın biraderlerine elden ödendiğini, davacının 2017-2018 yıllarında ikamet ettiği
binaya 50 m mesafede bulunan taşınmazda inşa edilen yapıları görmemesinin mümkün olmadığını,
taşınmaz … merkezde olup kimsenin haberdar olamayacağı bir konumda olmadığını, davacının
ağabeyinin taşınmazın hemen karşısında iş yeri bulunduğunu, vekil edenin taşınmazın gerek
kiralanmasında gerek satın alınmasında hile desiseler ile aldatılıp mağdur edildiğini, güvenerek
tanıklar huzurunda taşınmazı davacının eşinin kardeşleri ile yapılan görüşmeler sonucu kiraladığını,
kira başlangıcının 01.07.2015 olduğunu, daha sonra 450.000,00 TL karşılığında satış hususunda
anlaşmaya varıldığını, 16.08.2016 tarihli sözleşme uyarınca komisyonun … …’ya ödendiğini,
ödemelerin vadelerinde yapıldığını ancak tapunun devredilmediğini, davacı tarafından gönderilen
ihtarnameye verilen cevapta iddiaların reddedildiğini, vekil edenin taşınmazı davacının kayın
biraderlerinden kiraladığını, kira bedelini kimi zaman bu kişilere kimi zaman davacının çocuklarına
ödediğini, bunun yanı sıra harici satış sözleşmesi ile taşınmazı satın aldığını, taşınmaz hukuki ilişkiye
dayalı olarak kullanıldığı için haksız işgalden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini
savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile
davalının dava konusu 512 ada 1 parselde kain taşınmaza vaki müdahalesinin meni ile taşınmaz
üzerinde bulunan ve davalı tarafça inşa edilen yapıların kal’i ile taşınmazın boş olarak davacıya
teslimine, ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf
yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararı ile davacı vekilinin
istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile … 1. Asliye Hukuk
Mahkemesi’nin 23.11.2021 tarih, 2019/410 Esas ve 2021/398 Karar sayılı kararının kaldırılmasına;
yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; - Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı, kendi içinde çelişkili
olduğunu, keyfi bir karar olduğunu, - Bölge Adliye Mahkemesi’nin davayı red gerekçesinin doğru olmadığını, ihtarnamede verilen süre
dolmadan davanın açılıp açılmayacağı sorununun, ecrimisilin hangi tarihten başlamak üzere
hesaplanacağına ilişkin olduğunu, - Bölge Adliye Mahkemesi’nin; 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf
nedenleri ile sınırlı olmak üzere inceleme yapması gerekirken, İlk Derece Mahkemesinde davalı tarafça
ileri sürülmeyen nedenleri ve açıkça kamu düzenine ilişkin olmayan sebepleri re’sen inceleyip
değerlendirmesinin doğru olmadığını, - Maktu şekilde hazırlanan noter ihtarnamesinde belirtilen sürenin muvafakat niteliğinde olmadığını,
kaldı ki ihtarnamede belirtilen sürenin tarafın kalmasına bir muvafakat olduğu hali düşünülse bile,
davanın açılması ile muvafakatin geri alındığının kabulünün gerektiğini, - Ayrıca davalının, tüm dilekçelerinde ve eylemlerinde haksız saldırıyı sonlandırmayacağına dair
iradesinin açık olduğunu, davalı tarafın 14.10.2019 tarihinde … 4. Noterliği’nin 4260 yevmiye
numarası gönderdiği cevapta, iddiaları reddettiğini ve açıkça müdahaleyi sonlandırmayacağını ifade
ettiğini, bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen … 1. Noterliğinin 19.09.2019 tarihli ihtarnamesi ile taşınmazın
rıza dışı kullanıldığı belirtilerek, 5 yıllık kira bedeli toplamı 120.000,00 TL’nin derhal ödenmesi ve
taşınmazın 30 gün içinde boşaltılmasının ihtar edildiği, eldeki davanın 14.10.2019 tarihinde ve
ihtarnamede verilen 30 günlük süre dolmadan açıldığı nazara alındığında, erken açılmış bir dava
niteliğinde olduğu anlaşılmakta ise de; dosya arasında ihtarnamenin tebliğ şerhi bulunmamakla
birlikte, davalının cevap mahiyetinde davacı tarafa gönderdiği … 4. Noterliği’nin 14.10.2019 tarihli
ihtarnamesi ile taşınmazı tahliye etmeyeceğini beyan edip çekişme oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, artık davalının ihtarnamede tanınan 30 günlük sürenin sonunda dahi taşınmazı kendi
rızası ile tahliye etmeyeceği açık olduğundan, davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi
gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye
Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Van Bölge Adliye
Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
20.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)